"Satma kararı alırsak, borçları sıfırlarız"

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Asbaşkanlardan Şekip Mosturoğlu ve Önder Fırat, İzmir'de üyelerle bir araya geldi. Başkan Yıldırım burada önemli açıklamalarda bulundu.

AA 28 Mart 2018 Çarşamba - 22:29 | Son Güncelleme : 28 03 2018 - 23:36

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 3 Temmuz  sürecinin unutulmaması gerektiğini belirterek, "3 Temmuz'dan sonra Fenerbahçe'nin  geldiği noktaya iyi bakmak lazım. Bir silindir geçti, dümdüz yaptı bizi." dedi.
 
Başkan Yıldırım ile asbaşkanlardan Şekip Mosturoğlu ve Önder Fırat,  İzmir'de sarı-lacivertli kulübün üyeleriyle bir araya geldi.
 
Basına kapalı gerçekleştirilen organizasyonun ardından Fenerbahçe  Kulübünün internet sitesinde, Aziz Yıldırım ve Şekip Mosturoğlu'nun  açıklamalarına yer verildi.
 
Yıldırım, 3 Temmuz 2011'de başlatılan futbolda şike soruşturması ve  davasının unutulmaması gerektiğini belirterek şunları kaydetti:
 
"3 Temmuz'u kimse unutmasın. 3 Temmuz, bir kurtuluş savaşının  başlamasının hareket noktasıdır. 3 Temmuz'dan sonra Fenerbahçe'nin geldiği  noktaya iyi bakmak lazım. Bir silindir geçti, dümdüz yaptı bizi. Bizim ne kafalar  çalışıyor, ne hareket yapabiliyoruz. 2011 yılının 2 Temmuz'undaki, 1  Temmuz'undaki insanlar değiliz. Bunları ifade edemiyoruz, söyleyemiyoruz.  Yaşadıklarımız çok kötü şeyler. Kolay şeyler yaşamadık. İnsanlar ne yaşadığımızı  anlamalı. O süreçten geldikten sonra şampiyon olduk. Takım küme düşecek,  dağılmış, darmadağın olmuş bir yerde yine toparlanmalar yaptık. Amatörlerde devam  ettik. O süreçte kapatmak lazımdı. Bir de bu son süreçte yeni yeni adetler çıktı.  Tribüne gitmeyin, onu almayın, bunu satmayın, bilmem ne..."
 
Daha önce yaptığı, "Taraftarlar ikiye bölündü. Ali Koç'u tebrik  ediyorum, 3 Temmuz'da başarılamayan ayrışma şimdi başarıldı." açıklamasına benzer  ifadeler kullanan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Fethullah Gülen'in yapamadığını şu anda yaptılar. Fenerbahçe'yi ikiye  böldüler. 20 senemi verdim ben. Ben geldiğim zaman gruplar vardı. 1500-2000 oyla  seçim yapılırdı. Bu seçimlerde grupların başkanlarına para verirdiniz. Ben de  verdim. Bunu kongrede söyledim. Sizi başkan seçerlerdi, 15 kişi yönetim kurulu,  8'i gruplardan taraf, 7'si başkandan taraf. Gruplar dışarıda toplanırlar, ne  istiyorlarsa karar alırlar gelirler yönetime empoze ederler. Ben burada böyle bir  Fenerbahçe aldım. 1 oyla seçildim. 1 oyla seçildiğim şubat ayının ardından  haziran ayında yeniden seçim yapıp yönetim benden değilken o yönetimi değiştirdim  yeni yönetim kurdum. Bana 'Köprü ödeme yapacaksın, o köprü ödemeden sonra paranı  geri alırsın, o şekilde yürür gider.' dediler. Biz paraları verdik, bir daha geri  alamadık. Fenerbahçe'ye 30 milyon dolar ben verdim. 17 milyon dolara Okocha'yı  sattım, 19 milyon dolara Baliç'i sattım, Fenerbahçe'yi yavaş yavaş ayağa  kaldırdım. Stadın temelini attığım zaman Baliç'i satmıştık. Real Madrid geldi,  maç oynadık. O gün kurban kestik, stadı yıkmaya başlayacağız, Fenerbahçe'nin  oraya ayıracağı 1 lira bütçesi yoktu. Biz oralardan geldik. 20 senede özlenen  Fenerbahçe. 20 sene önce de statta tuvalete gidemezdik. O 20 sene önceyi  özlüyorsak hiç özlemeyin."
 
Aziz Yıldırım, 3 Temmuz süreci öncesinde uluslararası medyada  Fenerbahçe ile ilgili makaleleri örnek göstererek, "2011'de eğer operasyon  yapılmamış olsaydı, Fenerbahçe zirveye gidiyordu. Bunu Fransız dergisi yazdı.  'Önümüzdeki 10 yılın iki takımı var: Fenerbahçe ve Brondby. Dortmund ile Lyon  out.' dediler. Forbes dergisi manşet attı. 1,8 milyar dolar gücümüz vardı. O gücü  yok ettiler. Bugün de söylüyorum, FETÖ bitmemiştir. FETÖ bitmez. Her gün  birilerini yakalıyorlar. Kim nedir, kimdir belli değil. Yanılmayalım."  değerlendirmesinde bulundu.
 
"Fenerbahçe'nin çıkarları için Acıbadem Grubu ile sözleşme  imzaladık"
 
Aziz Yıldırım, Acıbadem Sağlık Grubu ile sarı-lacivertli kulübün  çıkarları doğrultusunda sözleşme imzaladıklarını belirtti.
 
Yapılan sponsorluk sözleşmesini Fenerbahçe Kulübünün feshetme hakkına  sahip olduğunu vurgulayan Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:
 
  "Mehmet Ali Aydınlar Bey, üniversiteye yardım edebileceğini ifade  ettiği noktada bir isteği olduğunu söylemiş. Bu isteği de Fenerbahçe'nin geçmişte  olduğu gibi sağlık sponsoru olmak istediğini söylemiş. Vefa Küçük Bey bize  anlattı. Bunu değerlendirdik, olmaz dedik. Problemler varken bir de bunu  çıkarmayalım başımıza. Sonra bu konuşmalar ilerleyince, 'Forma reklamlarına ne  istiyorsunuz.' demiş. Bizim istediğimiz bedel bu… İşte ona da, 'Evet derim.'  demiş. Değerlendirdik. Bu değerlendirmeyi yaparken üniversiteye katkı, voleybol  takımına katkı ve bir de kampüs yapılması gibi konuşmalar çerçevesinde kendisini  bizzat ben de çağırdım ve konuştuk. Kalbimiz, organlarımız buna evet demedi fakat  mantık olarak yapılması gerektiğini düşündük, bunu bilin. Kağıt üzerinde ve sözlü  konuşmada geçmişle ilgili hiçbir pazarlık yapmadan, yani 'bunu affedeceğiz, şunu  unutacağız veya bunun karşılığındadır' ifadeleri olmadan bir sözleşme yapıldı.  Fenerbahçe Kulübü istediği zaman bunu feshetme hakkına sahiptir. Konuşmamız, 3  milyon üniversiteye yardım yapacak, kadın voleybol takımına forma reklamı verecek  -reklam verirse 1 milyon dolar- isim hakkı yaparsak 6 sene için 18 milyon dolar  bir bedel ödeyecek."
 
"Aldığımız araziler, borçlarımızı karşılayacak seviyede"
 
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Yıldırım, sarı-lacivertli kulübün 350-400  milyon avro civarında borcunun olduğunu belirterek, kendi dönemlerinde alınan  arazilerin borcu karşılayacağını vurguladı.
 
Kendi dönemlerinden önce kulübün arazisinin olmadığını anlatan  Yıldırım, "Fenerbahçe'nin 350 ile 400 milyon avro arasında borcu var. Bunun  yanında da bizim aldığımız mal varlığı mevcut. Zaten öncesinde ne 1 metrekare  arsa ne de tapu vardı.  Aldığımız araziler, Fenerbahçe'nin borçlarını kapatacak  pozisyonda. Satma kararı alırsak borçları sıfırlarız." şeklinde görüş belirtti.
 
Aziz Yıldırım, Samandıra'daki Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'nin  karşısındaki askeri araziden 150 dönüme yakın yer alacaklarını ve buraya  Fenerbahçe Üniversitesinin 5 fakültesinin yer alacağı yerleşke kuracaklarını  aktardı.
 
Mosturoğlu: "12 Mayıs 2012'de Galatasaray maçında yaşananlar  planlıydı"
 
 Asbaşkan Şekip Mosturoğlu, Süper Final'in düzenlendiği 2011-2012  sezonu sonunda Galatasaray'ın Kadıköy'de kupa kaldırdığı maçta yaşananların  planlı olduğunu ileri sürdü.
 
Mosturoğlu, 12 Mayıs 2012'de oynanan maçla ilgili şu ifadeleri  kullandı:
 
"12 Mayıs 2012'de Galatasaray maçında yaşananlar planlıydı. Maçtan  evvel İstanbul polisi gaz stoğu yapıyor. Gece görüş özelliği olan bir helikopter  tahsis ediyor. Normal kadronun 3 katıyla oraya geliyor ve ilk defa alçak bir  frekansın dışında bir kanal tahsis ediyor. Bunu neden yapıyor? 12 Mayıs'ta  oynanacak maç için yapıyor. Bu maçın sonucu ne olmalı ki, bunlar yapılmalı?  Fenerbahçe şampiyon olmamalı. Bu plan herhalde boşuna yapılmadı. Olay olması  baştan planlanmış. Bununla ilgili soruşturma var. Orada görev yapanların çoğu  görevden çektirildi. Çoğu kaçak."
 
Türkiye'de 1959'da başlayan profesyonel ligden önceki şampiyonlukların  sayılması için çalışma başlattıklarını belirten Mosturoğlu, şunları kaydetti:
 
"Gönüllülerden oluşan bir komite kuruldu. Arşiv tarih taraması kısmı  tamamlanmak üzere. Ondan sonra başvuru yapıp yapılmayacağına karar vereceğiz.  Elimizdeki tarihi verilerle bu durumu kamuoyuna anlatacağız. Bu şampiyonlukların  kamuoyu tarafından da benimsenmesi lazım. Çünkü futbol tarihimizde, Lefter, Şeref  Has gibi isimleri önemli kahramanlarımız olarak kabul ediyoruz ama bunların lig  tarihinde şampiyonlukları yok.  Federasyon 1973'te kuruluyor ama ligler  1958-59'da başlıyor. Kamuoyu bilgilendirmesinin ardından federasyona başvuru  yapacağız.  Bizim durumumuzda olan diğer kulüpler de var. Göztepe ve Altay gibi.  Hep birlikte başvuru yapılması gerekiyor."
 

Tüm Fikstür