11 Temmuz 2017 Salı


F.BAHÇE’NİN Topuk Yaylası kampını başından sonuna kadar takip eden isim olarak son yılların hatta son 10 sezonun en verimli çalışma ortamını gördüm diyebilirim. Konuyu uzatmadan Aykut Kocaman’ın bu gelişindeki farkları anlatarak yazıya başlayalım. 
 
‘DEĞİŞMEYEN tek şey değişim’ derken F.Bahçe’nin hem oynadığı oyun hem de iç dinamiklerinin zaman kısa olsa da değişeceğini özellikle ifade etti Kocaman. Takım bu ve önümüzdeki sezon hücum oyunu için tüm planlarını yaptı. Kalabalık teknik kadro çok önceden hazırlıklarını yapmıştı zaten. Kamp süresi boyunca her oyuncunun tüm verileri teker teker masaya yatırıldı. Ancak öngörülen bazı gerçeklere de değinmek gerekiyor. 
 
TOPARLAMAK ZAMAN ALACAK
 
F.BAHÇE son 2 sezonda çalışmadığı gibi geriye gitmiş. Aykut hoca neredeyse futbolu sadece oynamak için oynayan, “İdmanı yapayım görevim tamam” diyen oyuncu grubuna karşı mücadele verecek. Takım duygusu ve özgüven kaybı her futbolcunun yüzünden okunur halde. İşte böyle bir takımı adam etmek de zaman alacak. 
 
MAHMUT Uslu’nun bir sözü vardı Advocaat için “Hiç, bir general askerini kaybetmek ister mi?” İstemez tabii ama Hollandalı o kadar Avrupalı’ydı ki acı ama bu takım hiçbir şey yapamaz demeye getirtti ve tüm oyuncu grubunu taca çıkardı. 
 
ADETA KAFALARA VURA VURA...
 
AYKUT hocanın öncelikle işi zor ve bu zorluğu zaten biliyor. Ama yapması gerekenin de farkında. İşte detay burada. Oyuncularına her gün kafalarına vura vura futbolunun temeli olan pozisyon bilgisi ve duruşu konusunda dersler verdi. Oynatacağı sistemi tek tek anlattı. Yetmedi gruplar halinde, yetmedi görüntülerle, yetmedi örnekler verdi. Şampiyonlar Ligi kapısından dönülen Monaco maçını bile örnek gösterdi.  Takım yüklemelerini sakatlık olmasın diye tamamen bilimsel sistemle yönetti. Günde 4 saat üstü çalışan takım bu tempoya daha önce alışkın değil. Ama doğruyu bulana kadar alışacaklar. Sadece oyun anlamında değil beraber hareket etme anlamında da eksikler giderilecek. 
 
VEDALAR TESADÜF DEĞİL
 
EMENIKE, Wiel ve takıma ayak uyduramayan Volkan’ın ayrılışı tesadüf değil. 
 
TARAFTARA bile burun bükülmeyecek. İdman sonraları oyuncular kaçardı ama bu kez Topuk’layamadılar. Hoca “Gidin, taraftarı kırmayın” dedi. Yeri geldi kendi de gitti ve Mehmet Topal kimilerini zorla da olsa götürttü. 
 
BU örnekleri neden mi veriyorum, sabredilsin diye. İlk hazırlık maçında karalar bağlanmasın diye. Şimdi daha zorlu maçlar var, isteseydi daha düşük seviyede maçlar alınırdı. Ama bu takımın neler yapıp yapamayacağını görmek gerekiyor. Biliyorum herkes sabırsız ama paniğe de gerek yok!