Ali Can Pereira aldığı riskin farkında
13 Temmuz 2015 Pazartesi


SARI-lacivertlilerin 11 gün süren Topuk Yaylası kampı 7-0’lık hazırlık maçıyla son buldu. Kampa Vitor Pereira damgasını vurdu. İlk günden itibaren “tak tak tak” diyerek yardımcılarıyla uyum içinde çalışan teknik adam, öncelikle yıllardır süre gelen alışkanlıkları tek seferde sildi. Sezon başında futbolcuların hepsi “laktat” testine tabi tutulur, dayanıklılık ve kuvvet çalışmaları yapardı. 

Hatta patlayıcı kuvvet denilen en zorlayıcı çalışmanın kamplarda altyapısı hazırlanırdı. Daum, Aykut Kocaman, Ersun Yanal ve İsmal Kartal... 
 
‘AĞIR OYNUYORLAR!’
 
PEREIRA bekleyip zaman kaybetmek istemiyor. Zira Şampiyonlar Ligi’ne kalabilmesi için zorlu 2 rakiple oynayacak. Beklenti de çok fazla. Hâl böyle olunca takıma yükleme yapıp form tutmasını beklemek yerine ilk günden futbolcuları taktiksel idmanlara ve çift kale maçlara sokarak zaman kazanıyor. 
 
RİSK aldığının farkında Pereira. Futbolcular fizik ve kondisyon anlamında istenilen düzeye gelemeyebilir. Sezon başında sakatlıklar da yaşanabilir, ancak sil baştan bir takım için değişecek taktik anlayış hemen anlaşılmak zorunda. Gelelim bu anlayışa. F.Bahçe’nin ağır oynadığı analizi yapıldı. Pereira atağa hızlı çıkan bir takım görmek istiyor. Nani bile sırf bu yüzden alındı.
 
Kamptan başlıklar!
 
KAMPIN SÖZÜ: 
 
Pereira’dan oyuncularına: “Tekmelik takmayı unutmayın çünkü savaştasınız, baskı anında rakibinizi köpek gibi ısıracaksınız.” 
 
DEĞİŞENLER:
 
Topuk Yaylası’nda eski neşeli günlerden eser kalmamıştı. Yerlilerin plaj voleybolu oynayıp, balık tuttuğu günler mazide kaldı. Sohbet muhabbet azaldı. Tavla, play-station turnuvaları bile yoktu. Sebebi belli. Yerli oyuncular takıma yabancı kaldı. 
 
KAMPIN MORALSİZİ:
 
Volkan Demirel bu kamp eğdiği kafasını bir türlü yukarı kaldırmadı. Hocası ve sevdiği arkadaşları takımdan ayrıldığı gibi bir de rekabet için Fabiano transferi yapıldı. Sakallarını kesti, sırada Fabiano var. Onu da kesecek!
 
KAMPIN BEYEFENDİSİ:
 
Şener Özbayraklı... Karadeniz’in hırçın çocuğundan ziyade beyefendi tavrıyla ve biraz da utangaç haliyle bu sezon büyük umutlar bağlanan bir oyuncu. Kendini hemen gösterdi. Formayı kapması için Gökhan’ın sakat veya cezalı olmasına gerek yok.
 
KAMPIN KIZGINI: 
 
Ben de olsam sürekli hakkımda gidecek diye yazılar çıktığında sinirlenirim. Topuz, kendinden emin olmalı.
 
Yeniler:
 
Fabiano: Eksikleri var. Yerden ve solundan gelen toplarda sıkıntı yaşıyor. Topu eliyle oyuna hızlı soksa da uzun atışlarda ve degajlarda zayıf buldum. 
 
Kjaer: Kariyerinde 1 kırmızı kart var. Sert oymasına ve bu sertliği sevmesine rağmen az kart görmüş. Sebebi ise oyun kuralları içindeki sertlik olduğu için. Kafa toplarını bırakmıyor. Kademe hataları yapsa da göze batmadı. Duruşu, hırçın olmayışı ve soğukkanlılığı önemli.  
 
Abdoulaye Ba: Atletik ve istekli. Alves’i keserse sürpriz olmaz. Yüksek toplarda dikkatli. Gol de kovalıyor. 
 
Josef De Souza: Sanki Cristian takıma katılmış! Oyun tarzı fazlasıyla benziyor. Kısa bir süre oldu ama kumaşı belli oyunculardan. Pas akışı için transfer edildi.  
 
Nani: Kim bir şey söyleyebilir kariyerine? Daha formayı giyerken bile baklavaları sayıldı.  Yıldız kaprisi yok, mütevazi.  
 
Fernadao: Nokta transfer. Uzun boylu ve yıpratıcı bir santrfor. F.Bahçe’nin geleceği olacak. Brezilyalı forvet araya koşularda sırtı dönük toplarda başarılı. Kapasitesi olan bir futbolcu.