20 Mayıs 2018 Pazar


HAFTALARDIR yazıyorum. G.Saray şampiyonluğu kimseye kaptırmaz... Suni planlar, suni hesaplar yapmayın diyorum ama yine herkes bir senaryo peşindeydi. Ama G.Saray, bu ülkenin tartışmasız en büyük markası olduğu unutuldu. Finallere olağanüstü konsantre olduğu ve en gerilimli maçları nasıl kazandığını hesaplayamadılar. 
 
BU tür maçları, Fatih Terim meslek hayatı boyunca kaç kere oynadı biliyor musunuz? Ben sayısını hatırlamıyorum bile. G.Saray’ın İzmir’deki şampiyonluğunu konuşmak lazım. Dün geceki futbolunun hiç önemi yok. Saatler öncesinde stada geldim, maçı bir metre solumda başkan Mustafa Cengiz ve Abdurrahim Albayrak ile izledim. Mustafa Cengiz sakin ama endişeli, Albayrak’a ise her an bir dil altı hapı gerekiyordu. Çünkü gerginlikten, heyecandan nefes alacak halleri yoktu. Oysa G.Saray sahada inan edin ki kendisinden öyle emindi ki... Çünkü Göztepe’nin maçı koparacak hiç bir taktiği ve gücü yoktu. 
 
REKOR KIRDILAR
 
FATİH Terim’in şampiyonluklarını sabahlara kadar anlatabiliriz. CV’si başarılarla dolu. İyi ki Tudor sonrasında Fatih Terim direksiyona geçti ve sonuç ortada. Büyük teknik direktör olmanın ne demek olduğunu bir kez daha gösterdi. G.Saray’da şampiyonluk apoletini kazanan tüm oyuncuları kutlamak lazım. Ama Fernando Muslera ve gol kralı Bafetimbi Gomis’e ayrı bir alkış gerekir. Ama bu sezon rekorlar kıran G.Saray seyircisini de ayakta alkışlıyorum. Bu gurur onların.