08 Mayıs 2017 Pazartesi


BEŞİKTAŞ taraftarı derbiye muazzam hazırlanmış. Görsel bir şölen sundular. Ancak, derbinin kalitesi bu güzelliğin yanına bile yaklaşamadı. F.Bahçe, beklenenden iyi başladı. Pas yaptı, soğukkanlı oynadı. Sow ve Lens’in öndeki presi, Beşiktaş savunmasını  rahatsız etti, oyun kuramadılar. 
15. dakikadan sonra bildiğimiz Beşiktaş ve F.Bahçe’yi izlemeye başladık. Beşiktaş yüklendi, F.Bahçe bekledi. Quaresma ilk yarının en etkili ismiydi. İsmail ile sürekli bire bir kaldı. Hasan Ali, daha tecrübeli
olduğu için, Babel ön plana çıkamadı. 
 
MAÇ önü yazımda, ‘F.Bahçe geçmişte aynı oyun anlayışıyla istediğini aldı, çekirge hep sıçradı ama bu kez olmayabilir’ demiştim. Hem eksikler, hem de Beşiktaş’ın daha agresif ve yaratıcı olabileceğini düşünmüştüm. Siyah beyazlılar, derbinin tüm hakimi olmasına rağmen, “bu da kaçar mı?” denebilecek pozisyonlara fazla giremedi. Volkan başarılı bir maç çıkardı. 60’tan sonra F.Bahçe’nin hücum girişimleri Beşiktaş’ı ve Şenol Hoca’yı tedirgin etti. Gereksiz stres, maçı zorlaştırdı. Necip’in girişiyle verilen mesaj, “skora razıyım.”
 
AYDINUS GEÇ KALDI!
 
OYSA, böyle oynayan bir rakibe karşı 2,3,4’ü bulamıyorsan, oyunun değeri kalmıyor. Kazanamıyorsan, eksik bir şeyler yapmışsın demektir. Fabri, hem Lyon hem de dün kötü hatalar yaptı. Birinde tur gitti. Şampiyonluk kaçarsa herkesin aklında bu gol kalır! 
 
ADVOCAAT’IN derbi karnesi herkesten iyi ancak her maçta F.Bahçe’yi ‘küçük ve aciz’ bir takım gibi oynattı. Böyle oynayarak puan alabilirsiniz ama şampiyon olamazsın. Yıllardır, bir sezon genelinde bu kadar kötü maçlar oynayan F.Bahçe hatırlamıyorum.
 
Gelelim Fırat Aydınus’a! Derbi değil, sıradan maç olsa, 2 değil, 5-6 kırmızı çıkardı. Kartları erken çıkarsa, bu kadar sert faulleri engelleyebilirdi. Takdir hakları Beşiktaş’a fazlaydı ancak Babel’e yapılan bence penaltı.