28 Mayıs 2017 Pazar


F.Bahçe’nin 11’ini gören taraftarlar hem şaşırmış hem de memnun olmuştur. Ne de olsa uzun zamandır bu kadar hücumcuyu bir arada görmüyoruz. Advocaat, sezonun ilk yarısında çıkışa geçilen periyotta Van Persie’yi takımın oyun aklı olarak kullanmıştı. Hollandalı yıldız, Alper’in yokluğunda bu görevi üstlendi. Her ne kadar, Trabzonspor maça iyi başlasa da 10. dakikadan devre sonuna kadar oyunu domine eden taraf F.Bahçe oldu. Sarı-lacivertliler, önde pres yaptı, rakibinin çıkmasını engelledi, baskı kurdu. Dar alanda oynanmasına rağmen Sow sürekli ofsayta düştü. Hatta attığı gol en az 1 metre ofsayt!
 
Öne geçen F.Bahçe, bu kez klasik oyununa döndü. Bekleyen ve kontratak arayan sarı-lacivertliler, Emmanuel Emenike ve Jeremain Lens ile etkili olmaya çalıştı. Fakat, Hasan Ali’nin hakkını vermek gerekir. Sadece dün akşam değil, son haftalardaki en gayretli isim. 
 
YANAL, F.BAHÇE’Yİ BOZDU
 
İKİNCİ yarıda Ersun Yanal’ın hamlesi F.Bahçe’yi bozdu. Castillo ve Olcay’ın katkısı, N’Doye, Pereira ve Bero’nun eşlik etmesi maçı Trabzonspor’a çevirdi. Bordo mavililerin rakip yarı sahada oynaması Lens ve Van Persie’yi bitirdi. 
 
Lens, ilk yarıda da fazla top kaybıyla oynamıştı. Emenike, fizik gücüyle ilk 30 dakika etkili olsa da, ne zaman kime pas vereceğini hala beceremediği için bir yere kadar idare etti! İki takımın iki devreyi de farklı oynadığı maçın temposu ve kalitesi çok düşüktü. 
 
Asıl sorun, F.Bahçe’nin rakipleri Kadıköy’e gittiğinde ayakları titrerdi. Bu sezon herkes rahat oynadı. Taraftar da artık “Bitsin bu çile” diye dua ediyor. Kağıt üstünde bir hedef var, üstelik G.Saray ile yapılan 3.lük yarışı ama futbol keyif vermeyince kimse gitmek istemiyor.