07 Mayıs 2018 Pazartesi


F.BAHÇE, Başakşehir’in kaybıyla, önüne yeni bir hedef koymuştu. Taraftar stadın büyük bölümünü doldurmuştu ve atmosfer çok güzeldi. Bunun karşılığını vermek isteyen F.Bahçe, karşısında dirençli bir rakip buldu. Her ne kadar hafta içinde antrenmana çıkmasalar da, maç içinde 3 sakatlık yaşa da bir de üstüne 10 kişi kalsalar da Bursaspor puan almaya çok yaklaşmıştı.
 
VALBUENA’NIN girişi ile hikaye değişti. Onun varlığı tempo, baskı ve pozisyonları getirdi. Aslında bu sezon oynadığı sürede en çok katkı veren adam Valbuena. Ama Kocaman “ağzınla kuş tutsan da sana 11 yok” diyor! 
 
HASAN Ali belki de kariyerinin en etkili oyununu ortaya koydu. Net fırsatları heba eden F.Bahçe, ayrıca Harun ve Ertuğrul’un performansına takıldı. Bursa ise az geldi ama öz geldi, Furkan-Batalla ikilisi ile harika bir gol attı. Yeşil-beyazlıların hücumda etkisiz olmasının ana sebeplerinden biri Yusuf ve Sow oldu. Senegalli maçın kader adamıydı. Hem kendi kalesine attı, 2 dakika sonra gol kaçırdı. 
 
SORUMLU TARAFTAR MI?
 
F.BAHÇE, beraberlik golünden sonra müthiş baskı kurdu. Bu, Bursalılar’ın psikolojisini etkiledi. Titi’nin kırmızı kartı bu yüzden. Kendisine faul yokken faul istedi, gitti ayağının tabanı ile Janssen’in dizine vurdu. Aydınus haklıydı. 
 
F.BAHÇE, 2. sıraya yükseldi. Şampiyonlar Ligi’ne kendini şimdilik attı. Son iki maçını kazanır ve bu şekilde ligi bitirir. Volkan ve Hasan Ali’nin taraftara eleştirisine katılmıyorum. Takım mükemmel oynuyordu da onlar mı gelmedi? Son dakikada yenilen gollerin sorumlusu onlar mı? İlk yarısındaki başarısızlığın sebeplerini sıralarsak taraftarı sona yazarız!