25 Eylül 2018 Salı


5 haftadır ilk yarıları heba eden 2 takım, aynı görüntüyü derbide de sürdürdü. Oysa F.Bahçe taraftarının beklentisi, maça baskılı ve tempolu başlamaktı. Her ne kadar öndeki oyuncular pres yapsa da, kaç haftadır vurguladığım, F.Bahçe’nin “blok halinde hareket edememesi” o baskıyı getirmedi.
 
TAKIMIN sönük kalması, F.Bahçe taraftarını bile derbi havasına sokamadı. Buna karşılık Beşiktaş’ın da bu sezonki ritm sıkıntısının devam ettiğini gördük. Bir de üstüne, belki 1 puan kardır düşüncesiyle çok çekinerek oynadılar. Şenol Hoca’nın Adem’i kenarda tutup, Atiba’yı oynatmasının da bunda etkisi olabilir, ancak bence doğru bir stratejiydi. Çünkü eminim o da F.Bahçe’den çok daha agresif bir başlangıç bekliyordu.
 
İLK yarıda biraz daha isteyen F.Bahçe 3 kez gole yaklaştı. Beşiktaş ise en formda oyuncusu Babel ile hiç de sürpriz olmayan bir gol attı. F.Bahçe’nin en büyük sorunu defansının şeffaf olması. Ne ileri çıkıp alan daraltıyorlar, ne de top oraya gelince pozisyon alabiliyorlar. Eljif orta sahaya dinamizm kattı. Golün hemen ardından gelmesiyle ilgili değil bahsettiğim. Aklı rakip kalede, taç çizgisinde değil! 
 
KONTROLÜ KAYBETTİ
 
ŞENOL Güneş’in Oğuzhan’ı alması doğru ancak Jeremain Lens ayağında top tutuyor ve rakiple boğuşarak iyi oynuyordu. Beşiktaş, rahat götürürken ve hatta ikinci golü atabilecekken bir anda kontrolü kaybetti. 
 
ORTA sahayı kaybeden Beşiktaş, tıpkı F.Bahçe gibi geniş alanda oynamaya başladı. Cocu’nun değişiklikleri işe yaradı, diri oyuncuların varlığı ibreyi F.Bahçe’ye çevirdi.  
 
DERBİNİN en iyi oyuncusu Babel’di. Ayrıca Gökhan Gönül muazzam çalıştı. F.Bahçe’de Hasan Ali en iyi isimdi. Şener de bir o kadar kötü. Fırat Aydınus, kalite olarak çok kötü bir derbinin iyi tarafındaydı. Neredeyse hatasız yönetti... Bu beraberlik Cocu’nun kredisini F.Bahçe taraftarı için tamamen bitirmiştir. Ben de aynı fikirdeyim değişim şart!