24 Şubat 2015 Salı


F.BAHÇE taraftarına şaşırmamak elde değil! Cebinde Passolig kartı olmasına rağmen, liderlik maçında stada gelmiyorsa, derbide gelse ne yazar? Bu mudur gerçek takım sevgisi, taraftarlık? En kritik haftalara girmişken, 4. yıldızı hedeflerken artık onlara da büyük görev düşüyor….

MAÇ şok bir golle başladı. Güray sadece geceye değil, sezona damga vuracak güzellikte bir gol attı. Golde şans değil, beceri vardı; görerek, bilerek kaleye vurdu. Bu gol her ne kadar F.Bahçe’nin   planlarını altüst etse de Akhisar’ı daha fazla baskı altına soktu. O andan itibaren, sanki Eskişehirspor-Beşiktaş maçını izlemeye başladık. Ancak sadece forma renkleri farklı değildi; F.Bahçe’nin rakiplerinden farkı skor ne olursa olsun şuursuz   bir oyun oynamaması.  
 
ROBERTO Carlos, dersine iyi çalışmış, hakkını vermek lazım. Maçın ilk 25 dakikasında kanatlar için önlemini iyi almıştı. Ne Gökhan Gönül ne Caner Erkin   sahneye çıktı. Ama dakikalar ilerledikçe, alan o kadar daraldı ki maç 35-40 metrede oynanmaya başladı. 
 
GOL ‘GELİYORUM’ DEDİ
 
DURUM böyle iken gözüm İsmail Kartal’daydı. Sağdan, soldan ortalar geliyor, rakip kapandıkça kapanıyor ve bu oyunun yıldızı olabilecek Webo hala kenardaydı.   Kamerunlu’yu oyuna alıp, Emenike’yi sola attıktan sonra etkili oldu sarı-lacivertliler. O bölgeden Akhisar’ın sağını zorlayan F.Bahçe, Gökhan Gönül’ün iki net fırsatı harcamasıyla demoralize oldu.
 
ARDINDAN gelen Diego Ribas hamlesi de en az Webo kadar geç kalınmış bir hamleydi. F.Bahçe son dakikalarda risk alırken, kalesinde de 2 tehlike art arda yaşadı. Nitekim bunların ilkini Gekas kaçırdı, ikincisinde ise Diego’nun ağır kalmasını fırsat bilen Vaz Te, Saracoğlu kalesini düşüren golü attı.