03 Mayıs 2015 Pazar


DÜN Kadıköy’e gidenler böyle ‘çılgın’ bir maça bir daha tanık olurlar mı bilmiyorum ama gitmeyenler umarım pişman olmuşlardır. Hava nefis, rakip Balıkesir ve beklenti gollü bir galibiyet; takımını desteklemek için daha ne istiyorsun!
 
GELELİM ‘çılgın’ maçın hikayesini yazanlara… Son haftalarda alınan puanlarda Volkan’ın kurtarışları öne çıkmıştı. O maçlarda nasıl övdüysek, bugün de eleştirmeliyiz. Yediği goller onun büyük kariyerine ve tecrübesine yakışmadı. Savunma da ilk kez bu kadar kötüydü. Rakip ne zaman gelse pozisyon oldu. İlk yarıdaki 3 gol dışında en az 3 tane daha  net fırsatı değerlendiremediler.
 
BİR kez daha anladık ki, Emre olmayınca, onun yokluğunu kimse dolduramıyor. M.Topal yalnız kaldı. Dönen topları kimse alamadı ve her kazanılan top tehlike yarattı. İsmail Kartal’ın Diego’nun yanına Alper’i koyması pahalıya mal oldu. Tıpkı devre arasında yaptığı değişiklik gibi Selçuk’u oynatsa, hem Topal kaybolmaz hem de kabus görmezdi. 
 
F.BAHÇE 2. yarıyı domine etti. Hem pozisyon buldu hem de rakibe vermedi. Cihat Arslan, Vargas ve Sercan’ı da 4. golden sonra alınca F.Bahçe’nin işini kolaylaştırdı. Galibiyette takım oyunundan çok, bireysel performanslar öne çıktı. Diego hem oynadı hem attırdı. Sow kalitesini konuşturdu. Caner, ilk yarının en iyisiydi. F.Bahçe, kazansa da bu oyun Sivas için umut vermedi. Üstelik Emre sakat, Selçuk ve Alves cezalıyken endişelenmemek elde değil. 
 
34. DAKİKAYA DİKKAT
 
YAZIYI eleştiriyle bitirelim… MHK’yi anlamakta zorlanıyorum. Ya TV ve gazetelerdeki hakem yorumcuları kuralları bilmiyor, bizi kandırıyor(!), ya da MHK kimsenin bilmediğini biliyor! Hakemler hata yapıyor, skoru etkiliyor, takımların canını yakıyor, yorumcular bunları dile getiriyor ama aynı hakemler hala mükafatlandırılıyor, en kritik maçlara veriliyor. Bülent Yıldırım maçı bir kez daha izlerse sanırım MHK’nin göz ardı edeceği hataları çok iyi görecektir. 34. dakikaya dikkat ederse, ne demek istediğimi anlayacaktır.