Federasyon, 2006 Dünya Kupası'na katılma primini açıkladı: 15.000.000.000.000 TL

Yetmedi... Dünya Kupası'nda alacağımız her derecenin de ayrı primi var. Şampiyon olursak toplam prim 50 trilyona çıkıyor. Sadece Yunan maçının primi 120'şer milyar

Tayfun BAYINDIR 01 Eylül 2004 Çarşamba - 21:05

Böyle prim görülmedi
Futbol Federasyonu, akıllara durgunluk verecek bir prim sistemiyle Dünya Kupası'na gitmeyi planlıyor. Başkan Av. Dr. Levent Bıçakçı, dün Milli Takımlar Teknik Direktörü Ersun Yanal ile düzenlediği basın toplantısında 2006 Dünya Kupası'na katılmamız halinde futbolculara ödenecek toplam primi açıkladı. Sıkı durun: 2006'ya gidersek 15 trilyon lira, 2006'da şampiyon olursak artı 35 trilyon lira...

Nasıl dağıtılacak?
Peki bu para futbolculara nasıl ödenecek? Her maç sonrası belirlenen primin yarısı futbolcuların hesabına yatacak. Kalan yarısı ise bir havuzda toplanacak ve 2006'ya gitme hakkını aldığımız gün herkese dağıtılacak. Diyelim ki, Milli Takım her maçı kazanamadı ve finallere giderken 10 trilyonluk prim haketti, 5 trilyon federasyona kaldı. Federasyon, şunun da teminatım veriyor: "Kalan 5 trilyonu da 'final ikramiyesi' olarak futbolculara dağıtacağız."

1 puana 60'şar milyar
Örneğin, Trabzon'da 4 Eylül'de oynayacağımız Gürcistan maçı için galibiyet primi 20'şer milyar lira olarak açıklandı. Galip gelinirse futbolculara 10'ar milyar lira prim hemen dağıtılacak. Kalan 10'ar milyar da bir havuza aktarılacak. 8 Eylül'deki Yunanistan deplasmanında ise 3 puanın karşılığı 120'şer milyar lira. Yine 60'şar milyar galibiyet halinde hemen dağıtılacak, kalan yarısı da havuza kayacak. Bu arada Kazakistan, Arnavutluk ve Gürcistan maçlarında l puana prim verilmiyor. Ama Yunanistan, Danimarka ve Ukrayna maçlarında beraberlik halinde yarım prime hak kazanılıyor

Ulusoy'u solladılar
Haluk Ulusoy döneminde 2000 Avrupa Şampiyonası'na kaldık diye her futbolcuya birer Mercedes cip hediye edilmişti de, ortalık ayağa kalkmıştı. Şimdi ise sadece 2006'ya gitmenin primi adam başı 350'şer bin dolar. Dünya Kupası'nda da kademeli prim dağıtılacak. Atlanan her tura belli bir para ödenecek ve Türkiye 2006 Dünya Şampiyonu olursa federasyonun kasasından futbolculara ekstra 35 trilyon ödenecek. Yani toplam şampiyonluk primi tam 50 trilyon lira... Rakamla şöyle yazılıyor: 50.000. 000.000.000! 1. tur, 2. tur, çeyrek final, yarı finalin priminin ne kadar olacağı ise Trabzon'da yapılacak yönetim kurulunda kesinlik kazanacak

Kasadan para çıkmaz
Peki bu değirmenin suyu nereden geliyor? Ve federasyon bu kadar parası varsa niye bunu altyapıya, futbolcu yetiştirmeye veya kimsesiz çocuklaeı okutmaya harcamıyor. Adının gizli kalmasını isteyen bir federasyon üyesi, prim paketini şöyle açıklıyor: "2006 Elemeleri'nde kazanılan her puan için UEFA, Türkiye'ye zaten belli bir para ödüyor. Mesela dünya şampiyonu olursak, federasyonun kasasına 20 trilyon girecek. Bunu gözden çıkardık. Kalan 30 trilyonu da Milli Takımlar'ın sponsorlarından alacağız. Dolayısıyla bizim kasamızdan 5 kuruş bile çıkmayacak. Zaten dünya şampiyonu olursak, 50 trilyon ödemişiz çok mu?" (Dip not: Haluk Ulusoy, dünya üçüncüsü Milli Takım'a 250'şer bin dolar prim dağıtmıştı. Yeni federasyon ise aynı başarıya toplam 40 trilyon değer biçiyor.)

Primin yankıları
Ahmet Çakar: Bu prim çok abartılı değil
50 Trilyonluk paket prim çok normal. Zaten 2006 Dünya Kupası'na katılırsak bunun bir kısmını UEFA'nın Türkiye Futbol Federasyonu'na ödeyeceği parayla geri alacağız. Profesyonel bir hayatta yaşıyoruz. Milli değerler, milliyetçilik, vatanseverlik önemli ama artık büyük bir endüstri olan futbolda para da çok önemli. Dünya şampiyonu olduğumuzda Türkiye'nin yapacağı tanıtım, bu rakamların çok çok üstünde olur. Bu prim benim kulağıma o kadar da 'saçma' veya 'olağandışı' gelmiyor

Kazım Kanat: Utanç verici bir uygulama
Türkiye, prim dopingini artık bir silah olarak kullanmaktan vazgeçmeli. Bu, utanç verici. Ulusal formada para ön plana çıkmaz. O zaman Olimpiyat Şampiyonu sporcuların, Avrupa ve Dünya Şampiyonu sporcuların yüzlerine nasıl bakarız? Onlar yokluktan gelip Türkiye'ye madalya kazandırdı. Varlık içinde yüzen futbolcular, zenginliklerine zenginlik katmak istiyor.

Futbolda yüksek primle başarı elde eden bir ülke yok. Eğer biz bu başarıyı paranın gücüyle elde edeceksek, hiç elde etmeyelim.

Erman Toroğlu: Küçük beyinliler anlamaz
Bu prim sistemi çok doğal ve normal. Belki bazılarına 15 trilyon, 50 trilyon rakamları çok abartılı gelebilir. Ama yeni başkan Levent Bıçakçı tamamen parayı ayrı, başarıyı ayrı düşünüyor. Primi zaten kazandıkça alacaksınız.

Bu takım Dünya Kupası'nı Türkiye'ye getirirse, o kadar para harcasanız bile dünya çapında Türkiye'nin bu kadar reklamını yapabilir misiniz? Bir düşünün bakalım. Büyük düşünenleri, küçük beyinler hiçbir zaman anlayamazlar. Zaten bu para kavgası Türkiye'nin her kademesinde var.

Haşmet Babaoğlu: Yoksa bu bir ŞAKA mı?
Futbolumuz böyle trilyonlarca lira üretebiliyorsa bunu altyapıya aktarmak, geleceğimizi kurtarmak demektir. Ama "günümüzü kurtaran" milli takım futbolcularına normalin üzerinde prim vermek her türlü sportif ahlâkı bitirir. Ulusoy federasyonunun yüksek primleri milli başarılar için 'havuç' olarak kullanma modelinin yeni federasyonda da sürmesini kabul edemiyorum. Milli futbolcularımıza kara para aklayan bir kulüpte veya Afrikalı bir diktatörün takımında oynuyorlarmış muamelesi yapmaktan kaçınmalıyız. Ayıptır!

Etiketler: 0
Tüm Fikstür