10 Eylül 2017 Pazar


ÜLKEMİZİ Şampiyonlar Ligi’nde temsil edecek tek Türk takımı olması nedeniyle çok geniş bir kadro kuruldu Beşiktaş’ta. Ligin bu anlamda en şanslı ismi Şenol hoca, Karabük deplasmanında Porto’yu düşünerek Atiba-Cenk-Quaresma’yı dinlendirdi. 
 
BURAYA kadar tamam ama Medel’in hâlâ büyük bir gizem içersinde kulübede tutulmasına anlam veremedim. Anlam verememek belki biraz abartılı olur, kadroda görmeyi tercih ederdim diyeyim. Milli takımdan geç ve yorgun dünmüş olabilir  Ancak bu adam genç takımdan yeni çıkmış birisi değil. Son derece profesyonel bir oyuncu, 3 gün sonraya da hazırlardı kendisini.
 
GEÇEN sezon-siyah beyazlıları en iyi olduğu zamanda yenen Karabük, sahaya fazlasıyla ofansif çıkan Beşiktaş’ın ileri üçlüsünün iştahı karşısında kendi sahasından çok çıkamadı. Birkaç kontratak dışında etkili olamadı. Negredo’yu çok beğendim. Ağır diyenlerin aksine, hem gol kokladı hem de asist yapmaya çalıştı. Lens konusunda takıma uyum sağlamak için zaman ihtiyacı var gibiydi. Takım onu o da takımı maç içinde fazla tanımıyor. Bu nedenle sıkıntı yaşadı. Sonrasında da Quaresma’ya bıraktı yerini.
 
BİR TOSİÇ KLASİĞİ
 
MAÇIN başından sonuna kadar oyunun temposunu elinde bulunduran Beşiktaş her geçen dakika biraz daha temposunu düşürdüğü anlarda verilen bir penaltı kararı ile hayata dönecekti ki ilahi adalet yerine buldu. Ceza sahası içinde topun ele çarptığı pozisyonlar konusunda bir standart yok. Birçok pozisyonda ben de sizler gibi “Adam eline nereye götürsün” diyorum. Buna çare bulunmazsa bu ve benzeri kararlar için daha çok ‘rezil penaltı’ deriz.
 
SONRASINDA Tosiç klasiği ortaya çıkıp Beşiktaş 10 kişi kalınca, roller değişti. O dakikaya kadar sahasından çıkamayan Karabük’ün iştahı arttı. Karabük büyük takım, Beşiktaş ise Anadolu takımı gibiydi. O anda da golü bulması futbolun güzelliği.