24 Ekim 2017 Salı


HAFTA sonu birçoğumuzun izlemekten keyif almadığı bir derbi oynandı. Futbol kalitesinin ve teknik adam ürkekliklerinin, futbolun önüne geçtiğini bir akşamdan sonra dün gece izlediğimiz maç daha fazla keyif verdi bana. Gerçek derbi gibi bir maç izledik. Beşiktaş oyuna hızlı ve baskılı başlayan takımdı. Her 2 takımında ezberlenen oyun anlayışını hemen hemen ezberlenen kadro yapıları ile oynadıklarını gördük. Kazananı ezber bozanın belirleyeceği bir maçtı.
 
BEŞİKTAŞ’TA Şenol Güneş elindekinin en iyisini sahaya sürerek ezber bozmak adına ilk hamleyi yaptı. Lens’in yerine Oğuzhan’ı oyuna soktu Atiba’yı da kanat oynattı bir süre. Olmayınca son kozu Negredo’yu attı sahaya. Ancak Beşiktaş’ın önemli sorunu, daha doğrusu geçen sezon yaptığı ancak bu sezon yapamadığı şey, 2. yarı oyuna giren oyuncuların sonucu değiştirecek performansı vermemesi. Geçen 2 sezonda oyuna sonradan giren oyuncular ya skor yapmış ya da skoru korumuştu. Ancak sezon başından bu yana bunu göremedik. 
 
LENS KATKI VERMELİ
 
Bunun 2 anlamı var. Ya ideal kadro dışında kalan oyuncular iyi çalıştırılmıyor ya da ideal olmayanların motivasyonu yükseltilmiyor. Lens mesela. Sezon başından bu yana istenilen seviyede değil. Bunu ben yapmayacağım. Sonuçta Lens iyi bir oyuncu ve takımın gücüne katkı vermesi sağlanmalı. Ancak bu yapılamıyor veya yapılamıyor. Dolayısıyla da sonuç gelmiyor.
 
DÜN gece Beşiktaş adına başka bir sorun orta sahanın çok çabuk düşmüş olmasıydı. Siyah-beyazlı takımın en önemli gücü olan orta üçlü ile 2 kanat oyuncusu ve Cenk’in aralarındaki mesafenin de çok uzun olmasıydı. Takımın genel boyu pozisyon konusunda kısır kalmasına neden oldu.  
 
SÜPER Lig’in zirvesindeki tüm takımların 9. haftayı bir puanla kapatması ancak söz ile anlatılabilir: Ne şiş yandı ne kebap.