24 Aralık 2017 Pazar


BEŞİKTAŞ ligin ilk yarısının son maçında Sivas gibi zorlu bir deplasmanda gerçekten zorlandı. Şenol hoca geçen hafta içerde oynadığı gibi bir sistemle, Medel-Atiba ikilisi ile başladı maça. Geçen hafta söylemiştim. İçerde işe yaradı ama zorlu bir deplasmanda nasıl olacak ona bakmak lazım diye. Zor oldu işte. 

İLK yarıda da ikinci yarıda da çok pozisyon buldu Beşiktaş ancak bildiğimiz Beşiktaş gibi değildi. Özellikle Sivasspor atakları sonrasında dönen toplarda takımı atağa kaldıracak oyuncu arayışı göze çarptı. Oğuzhan veya Tolgay gibi takımı atağa kaldıracak bir ismin yokluğu, kontra atağa kalkan Sivasspor karşısında çok etkili olabilirdi.
 
DİSİPLİNDEN UZAK!
 
KANAT organizasyonlarını ve hızlı hücumları çok iyi uygulayan iki takım savunmanın arkasına atılan hemen hemen her topta tehlike yarattı. Maça Babel, Talisca ve Quaresma kötü başladı. Kaleci Fabri de topu kontrol edemeyince 1-0 geriye düşen siyah-beyazlılar hakem Cüneyt Çakır’ın mide bulandıran penaltı kararı ile beraberliği sağladı.
 
OĞUZHAN’IN eksikliğini 68’de gören Şenol hoca bu değişiklikle maçı ne kadar kazanmak istediğini de gösterdi bizlere. İkinci yarı ile birlikte deyim yerindeyse Sivasspor kalesini döven Beşiktaş savunma disiplininden de zaman zaman uzak kaldı son dakikalarda. Sivasspor kalecisi Tolgahan Acar’ın da hakkını vermek lazım, kariyer maçını oynadı dün.
 
MAÇIN her dakikasını “Beşiktaş atacak” diyerek izledim. Ama bu kez atan Sivasspor oldu. Süper Lig’ in ilk yarısını böyle puan kaybı ile bitirmek olmadı. Bu kayıp Beşiktaş adına çok büyük kayıp oldu. Ancak ikinci yarı her takım için ilk yarıdan daha farklı olacak bunu da unutmamak lazım. Kazananlar kaybedecek, kaybedenler kazanacak. Bu köprünün altından çok sular akacak.