02 Kasım 2016 Çarşamba


NapolI farklı bir takım. Çıplak gözle izleyince saha içi organizasyonlarının ne kadar üst düzeyde olduğu daha iyi anlaşılıyor. Stoperleriyle-santrfor arasındaki mesafe 25, maksimum 30 metre. Beşiktaş geriden oyun başlatırken savunma hattı ip gibi orta saha çizgisine basıyor. O kadar iyi alan daraltıyorlar ki böyle bir rakibe karşı pas yapmak ve oyunu ele geçirmek çok zor. Türkiye’de böyle oynayan bir takım yok. Bu yüzden Napoli karşısında Beşiktaş’ın bocalaması doğal. 

Tosiç’in sakatlanmasının ardından Şenol Güneş, baktı ki takımı çok baskı yiyor. Cenk Tosun’u sahaya sürerek rakibin dengesini bozmayı amaçladı.Kanımca savunmayı kalesinden bu kadar uzakta kuran bir rakip karşısında Aboubakar’ı en uçta bırakmak daha akılcı olurdu. 

2’nci yarı Napoli’nin baskısıyla başladı. Beşiktaş daha fazla uzun pası tercih etti ve kendi yarı sahasından çıkamadı. Ancak Oğuzhan Özyakup oyuna girdikten sonra etkili ataklar yapabildi.  

Birileri Şenol Güneş korkak oynattı derse inanmayın. Çünkü Napoli karşısında bizim ligden hiç bir takım orta sahayı geçemez. Juventus’a kaybettikleri maçta da tek kale oynadılar. Napoli’yi yenebilirsiniz ama oyun üstünlüğünü alarak oynamak çok zor. Bireysel olarak değil sahadaki takım şekli ve oyun gücünden söz ediyorum. Oynadıkları futbol zor bir stil ama saha parselizasyonları Avrupa’nın en elit  3-5 takımlarının düzeyinde. Böyle bir rakip karşısında 2 maçta alınan 4 puan harika. 

Beşiktaş yaşadığı sıkıntılara rağmen namağlup yoluna devam ediyor.