16 Nisan 2013 Salı


Oğuzhan Özyakup.. Sadece Türkiye’de değil Avrupa’da bile tüm kulüplerin arayıp da bulamadığı klasmanda bir oyuncu. Genç yetenekleri tarayan ve büyüten Arsenal onu 16 yaşında iken keşfetmiş. Hollanda genç milli takımlarında oynamış.. Arsene Wenger gibi önemli bir eğitmenin tezgahından geçmiş.

Beşiktaş'ın böylesine önemli bir yeteneği sadece 500 bin Euro ödeyerek transfer etmesi büyük bir şans. Üzerinde titrenmesi gereken bir değer. Sadece Beşiktaş’ın değil Türk futbolunun da geleceği olabilecek bir potansiyel.

Sürekli ne doğru oynamak isteyen, rakip kaleyi düşünen nadide bir oyun zekası var. Tekniği ve oyun bilgisi üst seviyede. Fizik kalite olarak aerobik kapasitesi hiç kötü değil. Patlayıcı kuvvet, güç ve kuvvette devamlılık konusunda eksikleri var. Doğru bir ağırlık antrenmanı ile 8-10 haftada bile giderilebilecek eksikler bunlar.

Böyle bir yetenek ile Samet Aybaba arasında zaman zaman sorunlar yaşandı. Samet Hoca yıllarca bu ülke futboluna bir çok genç oyuncu kazandırdı. Gençlere inandı, onlara cesaretle forma verdi. Gün oldu maç kaybetti ama oyuncu kazandı.

Oğuzhan konusunda da sabırlı ve temkinli davranmaya çalıştı ancak gözardı ettiği önemli bir husus vardı. Bu çocuk Anadolu’nun herhangi bir kentinden gelmedi. Amsterdam ve Londra’da büyüdü. Küçük bir şehir takımından değil; Arsenal’dan geldi. Samet Hoca’nın Oğuzhan konusundaki hatası bu faktörleri gözardı etmek oldu. İkinci bir yanlış ise bir çok teknik adamda olan “Ben buldum,aldım,oynattım, parlattım” egosu... Samet Hoca Oğuzhan’ı kendi almadığı için biraz önyargılı yaklaştı sanki hep.

Ancak yine de Oğuzhan bir yıldız konumuna geldi ise, düzenli olarak oynadığı ilk sezonda bu kadar yol katetti ise Samet Aybaba’ya rağmen değil; Samet Aybaba’nın da katkıları ile olmuştur bu. Aksini iddia etmek acımasızlıktır.

Statla ilgili bilinmeyenler

Yeni İnönü Stadı projesi Beşiktaş için en öncelikli konu durumundadır. Stat inşaatının gecikmesi kulübün maddi olarak düzlüğe çıkmasını geciktirir. Fikret Orman yönetimi yıkımın ve inşaatın ne zaman başlayacağını; Ne zaman biteceğini kamuoyu ile paylaşmak zorundadır.

Önümüzdeki sezon için UEFA’ya yapılan ön bildirimde Atatürk Olimpiyat Stadı’nın adı verilmişken bu konuda kamuoyuna neden somut bir açıklama yapılmamaktadır?

Paran yoksa aklın var

Tüm dünyada farklı kulüp modelleri var. Parayı bastırıp “olmuş” futbolcuyu transfer ederek yarışmak en kolayıdır. Bir diğer model de Porto, Arsenal, Dortmund gibi “oyuncuların büyüttüğü değil de oyuncuları büyüten” kulüp modelidir. Beşiktaş için bu mali kondisyon ile yapılması gereken budur. Ancak bunun için akıl, vizyon,sabır ve bilgi gerekir. En zoru bu modeldir.

Doğru insan kaynakları ile “artık adama iş vermek değil de işe doğru adam almak” kaçınılmazdır. Sırası ile önce mali ve kurumsal yapılanma, doğru organizasyon şeması ile iyi bir ekip çalışması gerekir. İletişim ve PR’ı yapamazsanız çatlak sesler yükselir. Medyaya,taraftara kulübün vizyonunu, projelerini anlatabilmek de bunları gerçekleştirebilmek kadar önemli bir adımdır.

“Para başarıyı getirmez ancak başarı mutlaka parayı getirir.” Beşiktaş bu bilinç ile hareket etmelidir. Ekonomik olarak bir kaç yıl daha 2 rakibinin gerisinde olacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki eldeki kaynaklar ve imkanlar diğer 15 kulübün de kat be kat önündedir. Akılcı hamleler ve doğru tercihler ile herşey başarılabilir. Rakiplerinden çok daha az bir bütçe ile geçen sezon basketbolda tüm kupaları süpüren takım paranın değil de doğru bir adam ile neler yapılabileceğinin bir göstergesidir.

Akıl ve vizyon paranın her zaman önündedir.