20 Eylül 2016 Salı


LİGİN ilk 3 maçında sadece 1 puan alan F.Bahçe’de tek düşünce kazanmaktı. Açıkçası üzerinde böylesine bir baskı ile oynamak kolay değil. Kazanmak zorunda olmak ve deplasmanda oynamak zor bir denklem. Kasımpaşa gibi moralsiz, bir çok değerli oyuncusunu satan, teknik direktörü ayrılmış bir rakiple oynamak F.Bahçe için büyük bir fırsattı.

NİTEKİM sarı-lacivertliler -son dönemlerin moda tabiri ile-  ilk 20 dakikada fişi çekti. İlginçtir goller, geçen sezon ligdeki tek golünü Kasımpaşa deplasmanında atan Josef ve geçen yıl hiç golle tanışmamış olan Ozan’dan geldi. Bu vurguyu özellikte yaptım çünkü bu F.Bahçe açısından sürdürülebilir bir durum mu acaba?

DEVRENİN sonunda kontratağa hızlı çıkan F.Bahçe’de Jeremain Lens, yaptığı asist ile Emenike’ye golü adeta altın tepside sundu. Hollandalı yıldızın bu maçta 2 asist yapması F.Bahçeliler’i dün gece için en az galibiyet kadar mutlu etmiştir.

30. dakikadan sonra düşük tempoda oynayan ve Kasımpaşa’nın top ile oynamasına izin veren bir F.Bahçe izledik. 3-1’den sonra rakibin bıraktığı alanları iyi kullanan Emenike ikinci asistini yaptı ve Sow’a ‘Hoşgeldin’ dedi. Anlaşılan o ki Van Persie’nin döneceği yok ve Sow forvet hattındaki gol kısırlığına çözüm getirebilir. Sezonun devamında Volkan Şen-Sow-Lens 3’lüsü ideal forvet hattı gibi görünüyor.

F.BAHÇE, farklı bir galibiyet ile lige 4. hafta giriş yaptı. Önümüzdeki hafta içerde mütevazı G.Antep karşısında da  kazanıp derbi haftasında yukarıya yaklaşma fırsatı yakalayacaklar. ‘İşte F.Bahçe bu’ demek, negatif veya pozitif anlamda keskin yorumlar yapmak için erken. F.Bahçe’nin rotası ekim ayı sonunda daha da netleşecektir. Şu an için ihtiyaç duyulan tek şey üst üste alınacak galibiyetler. Dünkü 5-1’lik galibiyet F.Bahçeliler’in özlediği bir tabloydu.

KASIMPAŞA ise lig tarihinin en erken teslim bayrağını çekmiş takımı gibi gözüküyor. İlk Trabzon maçında biraz direnmeye çalıştılar, sonraki 3 hafta her geçen maç daha kötüye gidiyorlar.