20 Ekim 2016 Perşembe


NAPOLI özellikle ofansif orta alan oyuncuları ile son derece etkili ve kaliteli hücum yapan bir takım. Şu kadarını net bir şekilde söyleyelim. Türkiye’de topu bu kadar seri ve isabetli pasla dolaştırabilen bir takım yok. Ayrıca iç sahada golcü bir kimlikleri var. Tabii Raul Albiol ve Milik’in yokluğu bizim açımızdan çok ciddi bir avantajdı. Oyun olarak üstünlük kurmalarına rağmen ilk yarıda sonuç bizim lehimize oldu. 
 
ŞENOL Güneş’in maç önü planı Hamsik-Insigne-Callejon ve Mertens’den oluşan yetenekli ve çabuk oyunculardan kurulu Napoli hücum hattına tedbir almak üzerine kurulmuştu. Ancak Atiba’nın yerine defansif amaçla yapılan Necip tercihi ile topu rakip yarı alanda hiç tutamadık ve baskı yedik. Ayağa pas yapamadık. 
 
NAPOLI gibi bir takım karşısında deplasmanda baskı yemek doğal. Burada önemli olan pozisyon vermemekti. Kaleci Fabri’nin ve Marcelo’nun iyi oyunları Napoli’nin atak zenginliğini gollerle sonuçlandırmasını engelledi. 2’nci yarının başında Fabri’nin kurtardığı penaltı takıma büyük bir özgüven getirdi. Buna karşılık Napoli takımı demoralize oldu ve oyundan düştü. 
 
TAM oyunu dengelemişken ve rakibin etkinliğini azaltmışken gelen 2’nci penaltı Napoli takımını tekrar hareketlendirdi. Caner’in bir müdahalesi var. Lakin her maçta bir çok kez tanık olduğumuz bu pozisyona penaltı çalınması bence ağır bir karar oldu.  Tüm bunların üzerine iyi oynayan Tolgay’ın sakatlanıp çıkması da Beşiktaş açısından bir diğer olumsuzluktu.
 
BÜYÜK OLAY!
 
KALECİ Fabri dışında 1’nci ve 3’üncü golün asistlerini yapan Ricardo Quaresma gecenin yıldızıydı. Vincent Aboubakar ise zaman zaman basit top kayıpları yapsa da attığı 2 golle maçın adamı oldu. 
 
GRUBUN en güçlü takımı karşısında deplasmanda 3 gol atıp kazanmak büyük olay. Alkışlar bu sezon ligde ve Şampiyonlar Ligi’nde tek bir mağlubiyet dahi almayan Beşiktaş’a..
 
TARİHİ bir zafere imza atan Beşiktaş, bu galibiyet ile grupta avantajı da eline geçirdi.