18 Aralık 2016 Pazar


TRABZON, Başakşehir karşısında da ‘klasiği’ni oynadı. Yani, ne oynuyor, kimse çözemiyor! Planı elbette var Yanal’ın ama onu sahada takım oyunu haline getirecek bir çoğunluk oluşamıyor. M.Ekici ve Yusuf üzerine bir hikaye yazılacak belki ama rakip Adana değil de Başakşehir olunca o da ‘eh işte’ oluyor. Çok koşuyorlar diyeceğiz; o da topun arkasına rakip kovalamaktan oluyor. Sonra 2. yarıda muhtemelen soyunma odası çalışmasıyla, farklı bir oyun anlayışı çıkıyor ortaya. O zaman pres, baskı ve kaleyi yoklamayla dikkat çekiyor Trabzon. Gol atarsa ne alâ, atamazsa, gelsin hakem, gitsin TFF!

BAŞAKŞEHİR dilediği gibi topla oynuyor. Dün de önde bastılar, topu kazandıklarında Emre’in katkısıyla kenarlara indirdiler. Yokluktan 4 benzemez defans oyuncusuyla, Durica’sız, rakip savuşturmaya çalışan Trabzon gelen bindirmelere karşılık veremeyince Visca ve Cengiz’in çabasıyla 25 dakikada 4 net gol pozisyonu gördüler.

TEK DİRENEN...

2. yarı Ekici’nin sorumluluk almasıyla rakip sahada görünmeye başlayan Trabzon, N’doye’un uyum gösterememesiyle pozisyon bulamadı. Başakşehir de karşılık vermeye başlayınca maç keyifli hale geldi ama. Emre’nin pasına Visca’nın vuruşu maçın golü oldu! Tek direnen Ekici’nin, direkten dönen şutu ise Trabzon adına akılda kalan tek andı!

BU yazı Kayseri’deki acıya inat işini yaparak direnmeyi anlatır!