23 Ocak 2017 Pazartesi


İLHAN Cavcav’ı anlatmak gerçekten zor. Hangi noktadan ne dillendirmek isterseniz isteyin yetmez. O kadar çok hikayesi var ki! Çok renkli, çok özellikli birisi. Bizler Ankara’da yıllardır adeta birlikte yaşıyoruz. Yaptığı her iş olay, söylediği her söz yerini bulur, inanılmaz. Tam da nevi şahsına münhasır bir şahsiyetti. 
 
G.BİRLİĞİ’Nİ kalkındırması, tesisleşme, altyapı fabrikası kurması, ucuza bulduğu ama bizzat izleyerek aldığı futbolcuları yüksek fiyata satması, kendi takımında yıldızlaşan oyuncuları özellikle büyüklere büyük paralarla vermesi, futbola ilişkin sık sık dile getirdiği radikal görüşleri, teknik direktörlüğe soyunmasından, Kulüpler Birliği Başkanlığı’na kadar tonlarca şey söylenebilir.
 
ANILARI HEP BUĞDAY&UN!
 
AMA bu satırların yazarının kendisiyle yaptığı sayısız konuşmalardan çıkardığı iki notu anısına paylaşmak isterim. 
 
BİRİNCİSİ futbolla anılan birisiydi ama aile geçmişi ve yaptıkları asıl işin, ‘buğdayın’, ‘un’un onun üzerindeki etkisi başkaydı. Yaptığımız özel sohbetlerde anıları hep bu ikili üzerineydi. 
 
İSTEDİĞİ GİBİ BİR SON OLDU
 
İKİNCİSİ, sahnede ölmek istedi. İlk yarıda zor şartlarda, deplasmanda üstelik, nasıl maç seyrettiğine ilişkin fotoğraflar çok taze. İstediği gibi oldu. Yönetim toplantısından hastaneye gitti neredeyse. Güle güle İlhan Abi. Saygıyla, sevgiyle..