02 Nisan 2018 Pazartesi


AĞZINA kadar dolu tribün desteğiyle G.Saray’ın baskılı başlayacağı aşikardı. Aynen öyle oldu. Oyunu kafasında oynamadan maça çıktığı çok belli Rıza Çalımbay. Buna hazırlık yapmadığı ya da yapamadığı için daha 10 dakika olmadan Trabzon golü yedi. Göstere göstere hem de. Rakip oyunu önde kurmuş, Selçuk şahane, Belhanda da eşitlik ediyor, kanatlara çok hızlı servis yapıyorlar, iki taraflı işliyorlar ama Mariano ile ekstra bindirmeler var. Abdülkadir sadece çırpınıyor, Novak ne kademede ne de destek. Kenar yönetim uyuyor ya da herhalde “hepsi bu” modunda, gol geliyor.
 
SONRASI da aslında çok farklı işlemedi. Sosa evler şenlik, var mı yok mu belli değil! Okay, Yusuf oyunda değil, Kucka ne iş yapar belli değil sadece seyretti Trabzon. Top ayağa geldiğinde çok çabuk Burak’la buluşturulabilirse gol atarız umudunda başka hiçbir varyasyonu stratejisi olmayan bir takımdı koca takım. Kaldı ki, defansı önde kurdurarak Burak’ı ofsayt kabusuyla da baş başa bırakmıştı Fatih Terim. Yusuf, Abdülkadir’in kanat değiştirmelerinden de oyun değişmeyince, 45 dakika tek bir pozisyona giremeden, ama ceza alanında bolca sıkıntı yaşayan bir görüntüyle soyunma odasına gitti Trabzon.
 
POZİSYONLAR RİSK ALDIRDI!
 
2. yarının hemen başında  Okay ve Yusuf biraz hareketlenince tablo biraz değişti. Önce Yusuf net pozisyonda Muslera’yı geçemedi. Ardından kaleyi bulan iki şut Rıza Hoca’ı risk aldırmaya itti. N’doye’ı sahaya sürdü, Okay’ı Hobocan yerine stopere çekerek gol peşine düştü. Bu kez hesap en beklenmedik yerden karıştı. Okay’ın hatasıyla Gomis’in attığı 2. gol mücadelenin kader anı oldu. 
BU sezon hiç olmazsa büyüklere karşı kendi gibi oynuyor tesellisi vardı. G.Saray karşısında o da gitti. Ya da “siz devam edin” dedi uşaklar!