10 Eylül 2018 Pazartesi


BAŞKAN Ahmet Ağaoğlu, futbolcusu Burak Yılmaz’ın kulübü alacakları için yaptığı resmî şikayet hakkında medyaya konuşmuş; “Ayıp etti” diyor. Başka bir deyişle “Yok, olsa dükkan senin” çırpınışında. Öyle olmalı zira bir başkan kapı önünde taraftara, “Tesisin su parasını veremeyecek durumdayız” der mi? Demez! Diyorsa, hele onun profilinde biri, durum çok vahim demektir. Hal böyle olunca “Fazla borcumuz yok, iki aylık bir şeytüründen sözler de anlamını yitirir. 
 
KULÜPLERİN batakta olduğu gerçek; Trabzon için yapılması gereken işlerin en başında yüksek maliyeti oyuncuları göndermek olmalıydı. Bu gerçeğe başkan, Burak için “Onu alacak para basılmadı” gibi tribüne yönelik açıklama yaparak karşı durdu. Ama herkes pazarlık “yaptırdığını” biliyor. 
 
FOTOĞRAFI netleştirirsek, bir başkanla bir futbolcu arasında süreç böyle ortalıkta yürütülmez. Hele herkese ayar veren başkan derhal gereğini yapar, derhal. Geçen saniye prestijini yerle bir eder. Burak’ın cin gibi olduğu düşünülürse şu anda kulübü parmağında oynattığı aşikar. 
 
YANLIŞ ANLAŞILDIK!
 
AÇARSAK iki taraf arasındaki süreç şu anda zoraki evlilik şeklinde yürüyor. Burak, “Yönetim beni taraftarın önüne atıyor, yedirmem kendimi” derdindeyken, yönetim, “Bu beladan daha fazla hasar almadan” nasıl kurtulacağının çabasında. Yoksa transferin son anına kadar başkan adına “yönetici” satmak için çabaladı. Olmayınca karşılıklı hamleler geldi.
 
Sonuç olarak devre arasında tokalaşıp yollar ayrılır. Belki de tokalaşmadan. Şey, pardon, Burak forma giyer devre arasına kadar 20 gol atar, her iki taraf da “Ah biz birbirimizi yanlış anlamışız, cansın” derler mi? Bence derler! 
 
Görüş ayrılığı çok fazla
 
BU süreçte kamuoyunun önüne fazlaca düşmeyen ama saha/skor sonuçlarına da bağlı olarak halının altına şimdilik süpürülen bir konu daha var ki, Burak Yılmaz meselesinden çok daha önemli! 
O da kulübü yönetme sürecinde görüş ayrılığına ilişkin sorunların had safhaya ulaştığı. Trabzon küçük yer, konuşulanlar hemen dağılıp yayılıyor. İşin dedikodu kısmına biz girmeyelim ama camiayı daha fazla yıpratmamak için kişisel fedakârlıklar gerekiyorsa bu acilen yapılmalı.