24 Şubat 2012 Cuma


TRABZON’U çalıştıranlar da yönetenler de genellikle ortada bir olumsuzluk varsa hep mazeret üretir, sorumluluğu başkalarına atar. Bu hep böyle olmuştur. Genlere işlenmiş gibi sanki; bundan sonra da farklı davranan kolay kolay çıkmaz. Ama özeleştiriyi de zamanında yapmayı bilmek lazım. Sezon başından beri bu takımın oynadığı hemen her 90 dakikada zor anlar yaşadığı, oyun içinde başarılı performans sergilediği dönemlerin daha az olduğu, pek çok galibiyetin de rakibin fahiş saçmalamalarından ortaya çıktığı sır değil ki..

-HER geçen hafta da bu sıkıntı artıyor. Antalya ve Kayseri maçlarında bu tabloya ilave olarak defansın ahenginin de ortadan kalktığı ve daha büyük belanın “geliyorum” dediği de ayanbeyan görüldü. Zaten ikisinden de hasarlı çıktı takım. Üçüncü ve belki de en ağır darbeyi PSV vurdu geçti işte. Peki tur için umut yok muydu? PSV önemli ve güçlü takım kabul ama Trabzon başedemez miydi?

BURAK DONDU!

-MAÇA rakibi rahatsız edecek bir tempoyla başlayamadı Trabzon. Belki istemiştir ama silahlarının Olcan ve Burak’la sınırlı olduğunun farkında olan PSV zaten önce bu hesabı kesemeyi düşünecekti. Öyle olduğu hemen görüldü. Önce ortalanda koyduğu presle Trabzon’u durdurdu. Sonra da topu isabetli paslarla ayağında tutarak gardını düşürdü. Oyunu istediği gibi yönlendireceğini anladığı anda da elini kolunu sallaya sallaya gol denemelerine başladı. Bu arada Burak top beklerken soğuktan donmak üzereydi zaten. Penaltı golünün, turun mucizeyle de gelemeyeceği gerçeğini ortaya çıkarmasının ardından da zaten Trabzon maçı bıraktı. Diğer iki gol kolayca rakibin hanesine yazıldı. Burak’ın attığı gol tur için olmasa bile prestij anlamında bir hareket getirir mi takıma derken Tolga ortaya çıktı. Ceza alanı dışında eliyle topu engelleyerek kırmızı kartla oyundan atıldı. Sonrası formaliteden ibaretti. Trabzon’un dört golle kurtulmuş olması bile mucize aslında.

-TRABZONSPOR çıkmadık candaki umut hesabı gitti Hollanda’ya; belki rakibi kötü bir gününde yakalarız diye umdu ama olmadı. Ders aldığı bir şeyler var mıdır? Tartışılır, kupasını alsın yeter.