06 Haziran 2012 Çarşamba


MİLLİ takımı kulüp havasına sokmadan bir yere varılamayacağını en iyi fark edecek teknik adamlardan biri Abdullah Avcı. Elbette 5 maçlık süreç 2014 mücadelesi için şu anda net fikir oluşturamaz ve sadece skorla değerlendirme yapma, hataların en büyüğü olur ama bu kampın artılarının ‘acabaların’ çok çok üstünde olduğunun da altını çizmek lazım.

DAHA üç hafta önce neredeyse kanlı bıçaklı hale getirilmek istenen kimi futbolcuların eski arkadaşlık havasına girebilmeleri, hocaya inanç ve güvenme ve ve ‘aile’ gibi davranma arzusu başlı başına yeter. Milli takıma adam bulunmuyor denildiği bir noktada oldukça geniş bir oyuncu havuzunu kullanabilme de bir teknik adam için şüphesiz önemli bir şans.

RESMEN HAPSETTİK

AVCI’NIN Ukrayna karşısında da arayışlarını sürdürdüğüne tanık olduk. Kalede Mert, defansın ortasında Egemen, Semih, orta alanda Nuri, Gökhan Töre, Caner ve ileri uçta Mustafa Pektemek, Portekiz maçında da ilk 11 de çıkan Hamit, Hasan Ali, Mehmet Topal ve Arda’nın yanında sahada yerlerini aldılar. Bu karşılaşmanın başlangıcı tıpkı Portekiz maçı gibi oldu. Fark, rollerin lehimize değişmesiydi.

BU kez biz Ukrayna’yı sahasına hapsettik, pas trafiklerine araya girerek sürekli engel olduk ve topun çoğunlukla bizde kalmasını sağladık. Neredeyse üç gün sonra Avrupa Şampiyonasına başlayacak bir ülkenin, eksik de olsa bu kadar mahkum oynaması yadırgatıcıydı elbette. Ukrayna ancak ilk yarının ortalarına doğru bu tabloyu biraz olsun dengeye getirmek isterken biz öne geçtik. Ama golle rakibimiz uyandı. Buna karşılık versek de özellikle devrenin bitimine yakın kalemizde yoğunlaşan tehlikelerden de bunaldık. Mert’in Volkan’ı aratmayan özgüveni ve başarılı kurtarışları her iki yarının da en dikkat çekici görüntülerinden biriydi.

OH BE MUSTAFA!

UKRAYNA’NIN ikinci yarıya Shevchenko değişikliğinin gazıyla ölü toprağını üzerinden tamamen atarak başlaması mücadeleye de renk getirdi. Topa sahip olmak için bu kez yoğun çaba harcamak zorunda kalırken Nuri-Tunay işbirliğinin ardınan ilk golün pasını veren Mustafa’nın ayağından kazandığımız golle rahatladık. 36’lık Shevchenko’nun biri direkten dışarı giden iki pozisyonundan gol yemeden kurtulmamız da şans faktörünün de çok uzağımızda olmadığını göstermesi bakımından ilginçti. Ancak Avcı’nın bu yeni takımını da takdir etmeden geçmeyelim..