29 Ağustos 2012 Çarşamba


Alex’in hocasıyla yaşadığı gerginlik, derbide hakemin Burak’a verdiği tartışmalı penaltı öne çıkan olaylardı. Ancak Aziz Yıldırım’ın mikrofonu alıp G.Antep maçında Kocaman’ı eleştiren kadınları susturması haftaya damga vurdu.

Alex’in hocasıyla yaşadığı gerginlik, derbide hakemin Burak’a verdiği tartışmalı penaltı öne çıkan olaylardı. Ancak Aziz Yıldırım’ın mikrofonu alıp G.Antep maçında Kocaman’ı eleştiren kadınları susturması haftaya damga vurdu.

SİYASETİN futbola müdahalesi şüphesiz eleştiri konusu. Ancak
futbolun siyaseti kavramı elbette farklı. Geçen hafta bu anlamda dikkat çekici görüntülerle geride kaldı. Alex, Burak, hakem meseleleri ise ‘bildik’, örneklerine sıklıkla tanık olduğumuz, bir çeşit ‘sıradanlaştırdığımız’ ama bu tavrın ‘sistemin’ altını sürekli oyduğunu bir türlü anlayamadığımız ‘diğer’ olaylardı.

F.BAHÇE’NİN G.Antep’i yenerken, kadın seyircilerin Alex lehine yaptıkları tezahürat karşısında Aziz Yıldırım’ın, futbol tarihinde örneği var mı şüpheli, ‘müdahalesine’ tanık olduk.‘Susun’ dedi, Saracoğlu kuzu kuzu sessizliğe büründü.Gerekçesi Yıldırım’ın, ‘Bize oyun oynuyorlar’dı. Başkan mahkemede sözünü dinlemeyen, hakime isyan ediyordu ama; ‘Konuşmamı engelliyorsunuz’ diyerek. İfade özgürlüğü her yerde geçerlidir. Sokakta da statta da.. Bir basın toplantısı ‘oynanan oyunları’ anlatırdı oysa. Gücün varsa ‘susturmak’ bize özgü. Yönetim tarzı olarak da tarihe geçer bir olay yaşandı özetle.

F.BAHÇE cephesi bir de hâlâ devam eden Alex meselesiyle gündem oldu. Tabii ki kişiler kulübün üstünde olamaz. Ama koskoca F.Bahçe kendisi için tarih yazan bir futbolcuyu
böyle paçavraya çevirip ‘çöpe atarak’ mı teşekkür etmeli? Heykeli dikilecek kadar sevilen bir adamı ‘aslında o kötü’ diyerek mi vedalaşmalı? Aziz Yıldırım, ‘iyi ve gençken’ ayağa kalkarak alkışlamıştı. Şimdi işi bitme noktasına geldiği için mi sözleriyle yıkıyor futbolcusunu? Çok mu zor taraftarın efsanesi olmayı başarmış Alex’i idare etmek.. DERBİ ise sonucundan çok penaltı kararıyla dikkat çekti. Beşiktaş haklı olarak isyan etti. Ama bu noktada daha çok
konuşulması gereken kişiler hakemlerden çok şüphesiz Burak’tı. Bu futbolcu sahada hiçbir zaman, hiçbir şekilde ‘fairplay’ çizgileri içinde olamıyor. Akreple kaplumbağa hikayesinde olduğu gibi, asla vazgeçmiyor bu kötü numaralardan. Sahte sakatlanmalar, rakibe aleni kasıtlı
sertlikler, ne ararsan onda. Diğer takımlarda hatta Trabzon’da fazla dikkat çekmiyordu. Ama artık muhtemelen
gözönünde olacak. Bakalım Burak bundan sonra kolayca “düdük çaldırabilecek mi?

SİYASETLE başladık, onunla bitirelim. Türk futbolu bir de Metin Kurt’un vedasını yaşadı. Aktif futbolculuğunda ‘sol’ görüşlere sahip olduğu için onu ‘dışlayan’, ‘bela’ muamelesi yapanların bir kısmı ardından methiyeler döşedi. Ne yazık ki iki yüzlülük de ‘hasletlerimiz’ arasında süratle yükseliyor.