25 Nisan 2005 Pazartesi


İkinci vuruşuyla gelen gol onun da yüreklendiğinin göstergesi oldu. Bordo-mavilileri korku tünelinden çıkaran 3. golün hazırlayıcısı da oydu.

Ankaragücü yeni hocasıyla "aşağılardan" kurtulma aşkına iyi başladı. 5'li defansla "Çanakkale" yapacak diye düşünürken, onlar aksine iyi pres yaparak, "Trabzon kupa yorgunu galiba" diye düşündürtmeye başladı. Öne de geçtiler. Adem'in vuruşu tam zamanındaydı. Pres bir anda tersine döndü. Szymkowiak, Yattara ile birlikte sahneye çıktı. İlk yarının en az beş farkla bitmemesi tek kelimeyle şanssızlıktı.

Şenol Güneş, daha söylediği "Ben dalgalı denizde yüzmeyi severim" sözünü 2. yarıda sahada "yaşamak" istedi. Önce üç kişinin birden peşine düşerek ortalığı Trabzon'a bıraktıran Yattara'yı oyundan aldı. A.Gücü cesaretlendi ve "gelmeye" başladı. Ardından da Szykmowiak'ı çekti kenara. Konuk ekip Effa'nın da hareketlendirmesiyle beraberliği düşünmeye başladı. Hasan tribünlerdeki homurdanmayı iyi zamanda aldı.

Fatih özellikle maçın son dönemindeki sinirini uzatmasıyla yorgunluk alametleri gösterdi. Kritik bir kart telafisiz sonuçlara neden olabilirdi. Takımın Yattara'ya top atmada isteksizliği bir başka dikkat çeken konu ve bu durum artarak devam ediyor. Ve Szymkowik dün de görüldüğü gibi hiç yorgunluk, saha içi "dayak" demeden zaman zaman takımın çok "üstünde" performans gösteriyor. Fırat Aydınus çok iyi hakem