09 Ağustos 2013 Cuma


Her şeye yeniden başlayan havasıyla Trabzonspor yeni sezon öncesi keyfi yerinde yoluna devam ediyor. Tur, biraz zorlansa da takım, bu başlangıcın yeni bir sayfası elbette.

İlk yarının önemli kısmında orta sahasını kalabalık tutarak rakibini tehlike bölgesine sokmak istemeyen bir anlayışla mücadele etti Karadeniz ekibi. Henrique’nin tutuk kalması, Olcan’dan başka topu hücum bölgesine getirecek kimsenin olmaması sıkıntı yarattı. Adrian, Soner ve Aykut’un da ne ofansa ne defansa yarar getirmeyen, sadece orta yuvarlak civarında sınırlı performansları savunma tamam ama ileride Trabzon’u etkisiz bıraktı.

İlk yarının ortalarında doğru Henrique’nin akıllara ziyan kaçırdığı pozisyonla kıpırdamaya başladı bordo-mavililer. Volkan’ın sol kanadı kullanarak başlattığı bindirmeleri, Adrian’ın ona, etkili eşliği Trabzon’da hareketlenmeyi hızlandırdı. Olcan ve Adrian’ın biraz daha dikkatli olsalar golle sonuçlanabilecek ama kaçırdıkları pozisyonlar devrenin sonunda akılda kalan hareketler dolu.

İkinci yarıya ise deplasman fatihi olarak tanıtılan Minsk etkili başladı. Beraberliğin hiçbir işe yaramayacağının farkında topu rahatlıkla ceza alanına indiren Beyaz Rus ekibi artarda iki kere kaleyi de yoklayınca Trabzon’da geleneksel sıkıntı, panik hali derhal ortaya çıktı. Bu Minsk için ballı börek bir durumdu zira rakibin çabuk sinirlenme hali her an avantaja çevrilecek işlere yol açabilirdi. Allahtan bu tuzağa düşmedi Trabzon.

Mücadelenin son bölümleri ise Minsk’in gol, Trabzon’un yememe çabası telaşlı bir mücadeleyi de getirdi. Kontra atak elbette bu dönemde bir silahtı. Ama dün Trabzon’da nedense ilginç bir “beceriksizlik” hali de dikkat çekiciydi. Onur'un son dakika "refleksi" ise kelimelerle ifade edilemeyecek değerdeydi hiç kuşkusuz.