14 Eylül 2013 Cumartesi


Tolunay Hoca faktörünü adeta ruhuna işlemiş bir tempoda maça başladı Trabzon. Sanki soyunma odasında “Aman bizi mahçup etmeyin, intikam fırsatı vermeyin” talimatı almış gibiydi takım. Rakibe ne bir baskı, ne bunun için bir çaba ve hatta istek. Karabük de aynı karşılığı verince ortaya futboldan başka her şey çıktı.

BU durumun pozisyon yaratmayacağı da aşikârdı. Böyle olunca bu kez solda başlayan Malouda’yı sağda, defansın solundaki Olcan’ı rakip sahada, şans bulan Yusuf’u bir sağda bir solda izledik. Avrupa golcüsü Henrique de evlere şenlik.
DAĞINIKLIK Gökhan ve LuaLua’nın füzelerine sebep olunca toparlanma alametleri göstermeye başladı Trabzon.

LUALUA RAHATLATTI!

2. yarı yine sıkıcı tempoda giderken teknik adamların son yarım saate sığan müdahaleleri hareketlilik getirdi. Akçay’ın Aykut’un yerine Colman’ı sahaya sürmesi Trabzon’un rakip sahaya daha fazla gitmesini sağlarken Yusuf’un direkten dönen topu maçın o ana kadar en etkili pozisyonu oldu.

AMA bu şut Karabük’ü de kendi sahasında daha fazla kalmaya zorlamaya başladı. Takımın en iyisi Erdem de geri çekilince Trabzon, Karabük ceza alanı çevresinde daha çok dolaşmaya başladı.

EN etkili destek ise Akçay’dan değil, Kafkas’tan gelince mücadelenin rengi de değişti. LuaLua’nın kenara alınması bordo-mavili takımı rahatlattı. Kötü gününde olsa bile her an maçın rengini değiştirecek işler yapan Kongolu’nun çıkışı adeta erken bayram ilanı gibiydi. Sonrası rahattı; Colman yaratıcılığıyla buluşan Henrique de hesabı kesti.