20 Eylül 2013 Cuma


RUM Kesimi takımlarının Avrupa performanslarının sürpriz değil normal sonuç olduğunun farkındaydı hiç şüphesiz Mustafa Hoca. Sahaya sürdüğü kadronun ilginçliği “madem öyle bir de benden” türünden bir şey miydi bilinmez ama dün gecenin özeti, Apollon, Trabzon’un rakibi olamazmış ve ilk 11’de kesik yiyen Yusuf şans verilmeyi çok hak ediyormuş.

BOSINGWA’YA ilk 11’de, Olcan’a sol bekte değil, sağda ofansif görev vermişti Akçay. Tercihte bomba, Bamba’ydı. Ki o da hocasını “haklı çıkararak” hem penaltıya sebep oldu, hem de gördüğü kartla oyundan düştü. Yabancı ağırlıklı bu kadro beklenenin çok altında performans sergileyen rakibi karşısında hiç bunalmadı. Ama galibiyet golüne rağmen de bir şeylerin eksikliği de hep hissedildi.

HÜCUM ŞANSI TANIMADI

AÇARSAK, maçın neredeyse tamamında topa istediği gibi sahip olmayı başardı Trabzon. Sıklıkla Apollon’a önde basarak kolay hücum şansı vermedi. Bu baskı esnasında seyrek de olsa kaptırdığı toplar sorun çıkardıysa da çoğu büyümeden bertaraf edildi. Bamba’nınki hariç. Can sıkan, yediği gole bir dakika sonra karşılık verme becerisini unutmadan, yaratıcı adam eksikliği görüntüsüydü.

GELECEK İÇİN UMUT VERDİ

MALOUDA çok etkili, Olcan çok hareketliydi ama. Ve hatta Trabzon’da Maluda’nın oyun zekasını algılama zorluğu yaşanıyor bile denebilir. Bosingwa da formayı vermez artık. Adrian, Zokora, Henrique işlerini iyi yaptılar. Topa isabetli paslarla ve kaptırmadan rakipten daha çok sahip olmayı da başardılar ama ceza alanına etkili girme ve pozisyon üretme konusunda fazlaca beceriksiz kaldılar.
ÜÇ puan çok iyi oldu Trabzon için. Son bölümlerde fırsat buldukları pozisyonlarda doğru paslaşmayı tercih edebilselerdi tabela daha erken değişebilirdi de. Trabzonspor dün akşam gelecek için umut veren bir takım görüntüsündeydi şüphesiz.