21 Eylül 2013 Cumartesi


Türk atletizmi rekortmen sporcular yetiştiremediyse de hiç şüphe yok ki, değerleriyle hem var, hem de umutla kalbimizde. Son dönemde Mehmet Terzi’yle yaşananları ayrı tutuyorum. Olimpiyat şampiyonu dopingli, Avrupa şampiyonu dopingli, 16 yaştan başlayarak neredeyse bütün atletler o tezgahtan geçmiş, geçirilmiş; falan..

Devlet, olimpiyat düzenlemeyi kaybetmiş olmamıza rağmen, geleceği planlayarak adımlar atmış. Atletizmi özellikle baştacı etmiş, ‘Bundan sonra’ diyerek... Turkcell dünyanın parasıyla sponsor. 2020 ve sonrasına Türk sporunu kalkındıracağı umuduyla çocuklara yatırım yapılıyor. Eski yönetim, kalıntılarıyla gitmiş, yeni bir yapılanma ufukta, seçim var, ama o ne, dakika bir, penaltı!

Arkasından itilerek ortaya atılan bir aday (Fatih Çintimar), rakibi diye görünen ama nasıl olduysa 24 saat geçmeden çekilen biri, neymiş, Türk atletizmini kurtaracakmış!

Yapmayın böyle! Türk sporunu kalkındırmak için aynı zamanda çok yoğun işler yapılıyor, uğraşılıyor, çabalanıyor! Ama şu fotoğraf, dereyi geçip çayda boğulmadır! Atletizme aday olabilecek cesarette, liyakatta adam mı yok! Bu kadar müdahaleye ne gerek var? Ve hatta sır vereyim, Turkcell’i keser mi müstakbel başkan! Bubka onunla çalışır mı? Ya da aslında seçilecek kişinin çok fazla önemi yok, sadece ismi olacak biri mi?

Ufukta umut yok!