03 Ekim 2013 Perşembe


Bardağın dolu tarafından bakılırsa grup karşılaşmasında, peşin favori bir rakipten alınan puan iyidir. Üç gol atıp art arda yiyip buna razı olmak elbette keyif kaçırır. Ama Trabzon’un farklı teknik adamlarla dahi ezberlettiği “huyu” var; 90 dakikayı sürekli iki parça oynuyor ve bunların birinde mutlaka dökülmeye yakın performans gösteriyor.

Dün de önce sezon başından beri oynamadığı kadar hızlı, yayıncı kuruluş jargonunda, “koşu mesafeleri” bakımından muhtemelen rekorlu bir tempoda iş sergiledi Karadeniz ekibi. Başka bir deyişle haftalardır beklenen “ne zaman oynayacak” sorusunun karşılığı olarak bu maçı seçti umudu verdi ve yaklaşık 60 dakika İtalyan rakibine birikim patlaması tadında bir performans gösterdi.

Daha öncekiler gibi yabancı ağırlıklı 11’le başladı Trabzon. İlk yarıya sığan dört golün ardında şüphesiz tek başına bordo-mavi etkisi yoktu. Hızlı ve topu biran önce rakip sahaya indirmek isteyen Lazio da duruma ayak uydurunca bu keyifli telaştan ortaya amatör müsabaka tadında bir oyun çıktı. Hızın özellikle savunma varyasyonlarında çabuk karar verme bakımından yarattığı erozyon gollerin de art arda gelmesine neden oldu.

ONUR GÜNÜNDEYDİ

Bu görüntüde sadece defansın göbeği sıkıntılıydı ki, o da yetti, Lazio ilk golü de oradan buldu ve sürekli delmeye çalıştı. Muradına da son bölümde kavuştu.

Özellikle son yarım saatin Lazio için rövanş adına baskılı geçmesi de doğaldı. Trabzon da arızayı bu bölümde gösterdi. Onur günündeydi. Yenik de ayrılabilirlerdi sahadan. Mustafa Reşit Akçay bu duruma çözüm bulamamış hala ve 4. golün iki kez çok ucuz kaçtığını da söylemek lazım.