20 Ekim 2013 Pazar


MR Akçay içine doğmuş gibi maçtan önce oyunun şeklini ilan etti; “yenemiyorsan yenilme”. Trabzon gibi bir takımın reisi önce yenilmemeyi nasıl aklına getirir diye düşünürken tablo, “Adam takımını tanıyor” dedirtecek türdendi.

Karşılaşma yine iki bölümdü; kırmızı karta yani 61. dakikaya kadar geçen süre ve sonrası. Öncelikle Mustafa; çoğu dökülen arkadaşlarıyla kıyaslandığında oldukça iyi performans göstermişti. Karta hiç bozulmasın, hareketinin karşılığı kıpkırmızı! Boşuna taraftarı da kışkırtarak Aydınus’a küfür ettirdi. Yusuf’un ilk yarıda penaltı çalınması gereken faul pozisyonunda devam kararı iyiydi ama!!

Her ne kadar Giray’ın yokluğunda yapılan Bamba tercihi soru işareti olsa da Trabzon, yavaş yavaş ezbere sayılacak bir kadro düzenine gidiyor izlenimi vererek sahaya çıktı. Olcan ortanın solunda Yusuf karşısında, Orta alan Adrian, Malouda ve hatta etkili ileri çıkışlarından iş çıkar umudu veren Bosingwa gibi silahlarla Sivas’a Allah kolaylık versin görüntüsü vardı.

ZORU BAŞARDILAR

Öncelikle dersine çalışmış Sivas kanat servisini kesmeyi başardı. Bu Olcan ve Yusuf’u önce karşılıklı değişikliğe daha sonra da alenen içeriye çekti. Zaten 4-6-0 düzeniyle oynayan Sivas rakip gerildikçe düzenini istediği gibi sürdürerek gol yememe üzerine kurulu çabasını pekiştirdi. Tıkanıklık elbette arayışlara neden olacaktı Trabzon’da; ilk yarıda tam üç, on kişi kaldığı dönemde de bir olmak üzere dört orta alandan atılan ara pasıyla yüzde yüzlük pozisyon çıktı ortaya. 3 Malouda, 1 Henrique en zor olanı yaparak golü atamadılar.

10 kişi kaldıktan sonra Sivas elbette gelecekti, onda da Onur devreye girerek daha vahim bir sonuca engel oldu. Mustafa dikkat, büyürken kaybolabilirsin. Yusuf dikkat, futbolunla değil, daha önce Trabzon’da gol kralı olup başka büyük takıma giden “Abin” gibi görünmeye başladın. Sen umutsun, unutma sakın.