25 Ekim 2013 Cuma


Eskiden televizyonlarda teknik nedenlerle merkezden görüntü kaybı olduğunda izleyicileri yatıştırmak için “alıcılarınızın ayarlarıyla oynamayın” yazısı çıkardı ekranın üzerinde. Kadroyu teknik adam yapar, saygı da duymak gerekir, kabul, ama sakatlıklara bağlı zorunluluk dışında neredeyse ezbere sayılacak hale gelmiş bir 11’e Mark Janko’yu monte etmek nasıl açıklanır bilinmez. Kadro ayarı olmuş artık, neden bozuluyor ki! Golü attı tamam da...

Legia'nın son şans olarak gördüğü bir maça saldırarak mücadele koyacağını öngördü Akçay. Buna göre dikkat etmek gerektiğinin de altını çizdi. Dikkat bilinenle inandırıcı olur. Janko sahada, bugüne kadar sergilenen kanatları Yusuf ve Olcan’la etkin kullanarak rakibi sıkıştırma anlayışı birden başka bir taktiğe çevriliyor. Kale önünde bir uzun boylu adam, ama ona orta yapabilecek elemanlardan biri var, biri yok. Yapılan tek bir orta yerini bulmuyor, hepsi rakipte. Gol de yerden geldi zaten. Kanat kırık. Henrique bu tabloda oyundan düşmüş, hiçbir yerden doğru dürüst organize top gelmiyor! E adamlar bir de mazallah yenerse gruba ortak olacaklar. Nasıl bir öngörü Allah’a emanet.

ONUR’A DUACIYIZ

Erken gol elbette iyiydi. G.Saray da önceki gün hemen attı. Ama Trabzon onlar gibi diğerlerini de atayım derdine düşmedi ki. Kanunmuş gibi geriye yaslandı. Başlangıç performansı hava cıva görünen Legia da yavaş yavaş dirilerek gelmeye başladı. Allah’tan kadro kaliteleri gerçekten kötüymüş, sonuca etki edecek adamları yokmuş. Ona rağmen ikinci yarıda Onur’a duacı olacağımız pozisyonlar yaşamadık değil. Kontratak silah olacaktı, elbette oldu da. Sahada fark yaratan Onur’la birlikte Olcan’dı. O da attığı güzel frikik golüyle karşılığını aldı. Ama bu rakibe bile yürek Selanik izledik maçı hep!

Buskorla Legia Varşova yarış dışı kaldı denebilir. Elbette tebrikler Trabzonspor. Kadir Özcan hocam güzel anılarak veda etti. Ailesi bununla teselli olur mu, bilmem, sabır dilerim. Fatih Terim hocamın neden farklı olduğuna dün bir kere daha tanık olmadık mı?