28 Ekim 2013 Pazartesi


Kasımpaşa şimdilik çok iyi yabancılara eşlik etmeye çalışan “bizimkiler”den oluşan bir kadroyla yoluna devam ediyor. Her geçen hafta da üstüne koyarak ilerliyor. Ama kısıtlı süreyle. İlk 45’te mükemmeldiler. Trabzon en son hangi maçta kendi sahasından bu kadar uzun süre çıkamadı acaba? 10 sene önce, 15.. Eskiyi boşverelim hadi, bu sezon? En sıkı takımlar, Lazio ve F.Bahçe karşısında dahi asla, asla böyle bir görüntü vermediler. Sonra Trabzonspor olduklarını akıllarına getirebildiler. Onda da kurtarıcı Janko!

Akçay, kağıt üstünde doğru bir hamleyle sahaya sürdü takımını. Adrian’ın yokluğunda Soner tercihi anlaşılabilir, Yusuf, Olcan kanatlarda Malouda ortada, Henrique de tek forvet öndeydi. Standartlaşmaya başlıyor diye düşündüğümüz oyun anlayışının Kasımpaşa’yı bunaltacağı düşünülürken tam tersi yansıdı sahaya. Hiç nefes aldırmadan rakibini sahasına adeta hapseden ev sahibi golü de erkenden buldu. Trabzon kısa süreli bir uyanışla beraberliği bulsa da Kasımpaşa çabuk toparlanarak başlangıç performansına ulaşmayı başardı ve Trabzon dağıldı. Hiç açık vermeden, toplara hep ilk müdahale ederek, kazanıp arkasına geçtikten sonra da mümkün olduğunca iyi paslaşarak rakibe kaptırmayınca evsahibi, süre Karadeniz ekibi aleyhine işlemeye devam etti. Geriye sertlik kalıyordu tabii. Trabzon onu denemeye başladı. Ama o da kalede tehlike olarak geriye döndü.

TRABZON BIRAKMADI

İkinci yarıya çok hareketli başladı Trabzon. “Tamam işte” dedirten hırs, durumu ve skoru kabullenmeme Kasımpaşa’nın hızını kesti. Kanatlar da Olcan’la özellikle iyi çalışmaya dönünce karşılaşma keyifli hale geldi. Tamamen gol atmaya dönük mücadele, orta alanı boşaltıp takımı adeta 4.0.6’ya getirince işi 3. golü yiyerek cezayı da kestirtti ama ona rağmen hiç bırakmadan devam etmek istedi Trabzon.

Skor her şeye rağmen değişebilir miydi? Mümkündü ama bunu istemeyen de Trabzon oldu. Önce mükemmel 2. golden hemen sonra karşı karşıya pozisyonda bencillik yaparak pas vermek yerine topu kaleciye teslim eden Olcan, sonra da saçma kırmızı kartla takımını eksik bırakan Aykut izin vermedi arkadaşlarına.

Mustafa Hocamın maçtan önce durumlarıyla ilgili “Allah bilir” sözünde yine bir keramet varmış demek ki!