04 Kasım 2013 Pazartesi


O kadar sık kendisinden söz ediliyor ki, ne kadar gurur duysa azdır. Trabzon’un yıkılmaz kalecisi Onur istikrarıyla göz kamaştırıyor. Birkaç açıdan önemli.

1 Trabzon yedek kaleci konusunda çok titiz olmalı ve hazır oyuncu bulundurmalı. İşte G.Saray, Muslera 1 ay yok, herkes kara kara düşünüyor G.Saray’da! Trabzon’u Onur olmadan düşünmek kâbus!

2 Mustafa Hocam, Onur’un iyiliği başka arızaların işareti değil mi?

Karşılaşma başladığı andan 3-5 dakika geçene kadar sergilediği tabloyu 90 dakikayı geçtik maçlara bölüm bölüm yaysa Trabzonspor, hiç şüphe yok şampiyonluk yarışının diğer büyükler kadar favorisi olur.

Şimdiye kadar olmayan neyi yaptılar? Defansı orta yuvarlağın neredeyse önüne kadar getirdiler. Orta alanı kontrol eden oyuncular da baskıyı koyunca Elazığ hapsoldu. Dönen toplar da hep Trabzon’da kaldı ve keyifle izlemeye başladık kendilerini. Gerçek, kısa bir süre sonra ortaya çıktı tabii. Rakipten hiçbir şekilde karşı koyuş çabası gelmemesine rağmen bu oyundan vazgeçen evsahibi klasik standartına döndü.

Başka deyişle rakipte bir numara olmadığını anlayan Trabzon’da Bosingwa, Olcan, Adrian, Malouda gibi oyuncular, hadi biraz da Henrique, işi sadece bireysel şova dökmeye başladılar. İlk yarıda en az 4 net pozisyonu buldu takım ama tek gol çıkmasının izahı sadece buydu. Akılda kalan şanssızlık Yusuf’un attığı golle sakatlanması, umut ise Kadir’in cesaretle ilk 11’de yer bulmasaydı.

BU HALDE MEZRA BİLE OLMAZ!

Bu laubalilik 2. yarıda da sürünce Elazığ’ın şansını denemek istemesi de kaçınılmaz olacaktı. Denediler. Laubalilik işi penaltıya kadar götürdü. İki şutu da çelen Onur, Elazığ’ı bitirip takıma hayat verirken Malouda-Henrique işbirliğiyle gelen gol maçı kotardı. Sonrasını isteyen “vay be” diyerek abartabilir ama ‘Avrupa maçı öncesi moral’ denerek özetlenebilir konu.

Elazığ bu tempoda giderse ilk kez kenarda sorumluluk alan Okan Buruk’a da hayâl kırıklığı yaşatırlar. Köy, kasabadan geçtik mezra bile olmaz böyle!