11 Eylül 2005 Pazar


Futbolun adaleti gerçekten yok. Olsaydı G.Antepli futbolcular biraz cesur olsa Trabzon'u yener, Gökdeniz meselesinin üstüne karanlığa iterdi. Trabzon'a gerçekten çok yazık. Futboldan başka ne varsa hepsi gündeminde. Bu da gelecek için umut vermiyor. Gökdeniz meselesi belli ki, takımın konsantrasyonu bozmuş. Stada gelenler zaman zaman Antep, Trabzon'la mı yoksa 3. Lig'den birileriyle mi oynuyor anlayamadı. Nerede o Malatya'da, hem de deplasmanda en az 10 pozisyona girmiş Trabzon, nerede dünkü Trabzon. Özellikle ilk yarı Yatlara ve Lee maçın bütününde ise Eller direnç göstermese vay Trabzon'un haline.

Sakatlık dışında kimsenin aklına gelmeyecek 'Gökdenizsizlik' Jun'a 'yararken', Erdinç'in yokluğu da Kürşat'a yol açtı. Kürşat acemi kaldı. Jun da kendisine verilen şansı hiç iyi kullanamadı.

Erken gol kimsenin kafasında yoktu herhalde. Bu durum Antep'in oyun düzenini bozar, Trabzon da kontrataklarla fark yapar beklentisi gerçeğe dönüşmedi. Ev sahibi ekibin tutuk, isteksiz ve keyifsiz görüntüsü Antep'i de şaşırttı. Pas hataları, futbolcuların ilk kez birarada oynuyormuşçasına uyumsuzluğu inanılmazdı. İlerleyen dakikalarla defansla gol bölgesindeki futbolcuların arasının Güneş'in bütün uyanlarına karşın açılması, Antep'in de orta alanda iyi top yapması bir de paniği getirince evlere şenlik bir görüntü ortaya çıktı.

Antep'in 2. yarıya risk alarak 3 değişikle çıkması dahi Trabzon'u hareketlendirmedi. Bir de atakları başlatan, rakibi korkutan Yattara'nın da 54'te oyundan çıkartılması Trabzon adına olayı tam bir "çılgınlık" seviyesine çıkardı. Maç boyunca ayağını kaldıramayacak görüntüde sahada dolasan Fatih'in golü elbette Trabzon'u rahatlattı. Bu 3 puan kısaca tanrının yine Trabzon'a aleni bir lütfü oldu.

Trabzon taraftarı hakem Zafer önder İpek'in yönetiminden hiç memnun olmazken, Eller'e çıkardığı kırmızı kartı yardımcısının uyarısıyla iptal etmesi ilginç bir görüntü oluşturdu.