08 Nisan 2014 Salı


Bu maçın bir kahramanı varsa, ki var, o da Hami Mandıralı’dır. 11’inde kilit bir tanesi "eşim" deyip gidiyor, nerede olduğunu bilen yok, diğeri alay eder gibi kimseye sormadan düğün yapıyor, iki tanesi de "arkadaşımızı yalnız bırakmayalım" deyip vınlıyor, sabaha kadar da alemdeler, yönetimin desen, sahanın içiyle alakası yok, bütün enerjisini “Fener maçı tekrarlansın”a yatırmış, zaten seyircin yok, sen teknik direktör olacaksın, bu kadar sorunu yok edip, sahaya 11 sürüp bir de iş çıkaracaksın!

Gerçek Trabzon sevgisi aranıyorsa işte budur. Ve Mandıralı kesinlikle gelecek sezon devam etmelidir. Planlamayı o yapar, güveneceksiniz ve anahtarı teslim edeceksiniz! Sizler de gerçekten seviyorsanız bu takımı!

GERÇEK TRABZON SEVGİSİ

Bu tabloda Trabzon özellikle ilk yarıda Özer ve Olcan’la kanatları kullanarak baskı kurmaya çalıştı. Orta alanda Bourceanu, nefes aldırmayan enerjisiyle birlikte etkili olmaya çalışan ev sahibi ekibe ceza alanı çizgisi etrafına iyi yayılan Gençler defansı pozisyon vermedi. Bosingwa’nın sürpriz çıkışları bu maçta dikkat çekiciydi, o da bunlardan birinde penaltı yaptırarak işe yaradı. Hastalıktan yeni çıkarak futbola devam eden Emre takımda varlığı yokluğu belli olmayan belki tek isimdi.

İkinci yarı 75’e kadar durum tersine döndü. Zorunlu değişiklikten oyuna giren Deniz’in ve Tosic’in istekli mücadelesi, topla çabuk ve isabetli paslarla oynama, Gençler'i Trabzon yarı alanına yığdı. İlk yarının süperleri Özer ve Olcan dahil tüm takım adeta dinlenmeye çekilmiş gibi rakibi bekleyince kaleye de şutlar gelmeye başladı. Tek umut kontrataktı. O da Özer’le başlayarak golle sonuçlanınca Gençler teslim bayrağını çekti. Sonradan giren iki oyuncu Yusuf ve Henrique’nin golleri fazla zorlanmadan geldi.

Trabzon aslında bu "sürpriz" farkla Avrupa yoluna devam ediyor.