Lütfü Özel Allah'a emanet bir takım!
17 Ekim 2005 Pazartesi


Bu kadarına artık ne denir ki... Sezon başı lafta değil, gerçekten şampiyonluk isteği ve parolasıyla yola çıkan Trabzonspor'un haline bakın...

7 oyuncu yok. Antrenör değişmiş. Ortalık toz duman. Bu takıma kim sahip çıkacak? Allah'a emanet...

Samsunspor maçına bu hale düşmemek için fırtınadan çıkmış takanın kıyıya yaklaşması gibi dirençli başladılar. 4-3-3 düzeni bu sezon gördüğümüz ilk dizilişti. Orta alanda Adem ve ibrahim Ege'nin Hüseyin ile birlikte yeralması Halil hocanın ilk oyun anlayışının, ilk görüntüsüydü. Pres yapan, hareketli, rakibe fazla nefes aldırmayan bir orta sahaya önce defans, sonra ilerdeki üçlü ayak uydurmakta zorlandı.

Düzen kalmadı
Yattara'nın daha içeride oyuna başlaması ve buna bağlı olarak markaj altında istediği performansı sergileyememesi Trabzon'u ağırlaştırdı. Daha dışa kayınca kendine geldi. Biri golle sonuçlanan diğeri Kerem'in ellerinde kaybolan iki pozisyonun hazırlayıcısı oldu; o kadar.

İsmet Arzuman'ın hangi duyguyla çaldığı bilinmez penaltı kararından sonraki süreç ise tam bir kaos. Bordo-mavililer Halil hocanın kenardaki tüm çırpınışlarına rağmen kendi sinirlerini bozdular. Adem kırmızı karttan son anda oyundan alınmasıyla kurtardı. Hüseyin ise kaçamadı. Gerginlik ne takım oyunu bıraktı ne de düzen. Samsunspor da iyi hazırlandıkları çok belli olan bu karşılaşmada böyle bir Trabzonspor'u önünde bulunca gereğini yaptı.