28 Ekim 2005 Cuma


Halil Hoca daha önceki maçlarda kenarda sessiz de olsa debelenerek futbolcularına bir şeyler yaptırmaya çabalıyordu. Denizli maçında yine kenara geldi; bir süre sonra iki elini, yüzündeki "Bunlardan bir halt olmaz" ifadesiyle iki yana açarak daha çok yerinde oturmayı tercih etti. Gole rağmen artık fazla kımıldamadı.

Trabzon'da herkes birbirini yemeye devam ederken sahada durum bu. Hoca, Jun'u kenara alarak, Tayfun'u geriye çekip Eller'i de orta alana yerleştirip yeni bir deneme yapmak istedi. Maç öncesi sahayı gezen futbolcuların neşesi ve "Bu kez olacak" mesajı da motivasyonun sağlandığı gibi bir izlenim verdi. Bütün bu malzemenin sahaya yansıması ilk yarıda faciaydı. Trabzonspor çok koşuyor rakibe nefes aldırmıyor gibi göründü sadece. Brezilyalı Eller, topu ayağında tutamıyor ki işleri idare etsin. Topu ayağına alan Yattara'yı arıyor; diyelim buldu... Onun pasını alan ne yapacağını şaşırıyor, tekrar Yattara'ya atmak istiyor. Bir takım bu kadar özgüvenini kaybeder mi? Yattara da zaman zaman ataklar yapıyor, nihayet topa kafa vuracak biri çıktı. M.Yılmaz kendi kendine ne diyordur acaba! Neredeyse gidiyordu forma verilmiyor diye. Haketmiyormuşum meğerse diyebiliyor mu?

Umutlar Gineli'de
İkinci yarının hemen başında Yattara bir kere daha ortaya çıkınca ona yapılan faulden gol geldi. Golün ardından Denizli panikledi. Durum Trabzon'a yaradı. Geri çekilmeyen takım yine Gineli'ye umut bağlayarak gol yememeye çalıştı. Eller'in yerine giren Hasan orta alana dinamizm getirince de bir hareketlenme oldu. Son bölümde Denizli'nin yüklenmesi de doğaldı.

Bu arada Denizli de Trabzon'la oynayan diğer rakipler gibi sert oynadı. Geçen hafta Güven'in başına gelenleri unutmuşlar. Bülent Demirlek sarı kart gösterdi ama değişen fazla birşey olmadı.