28 Ağustos 2014 Perşembe


TRABZONSPOR'UN ilk kez bir araya gelmiş oyuncularla çıktığı ilk maçta da Rostov'un vasat bir takım olduğu ortaya çıkmıştı. Hem takım kimyasının erken tutacak olma ihtimalinin güçlü görüntüsü hem de iki farklı avantaj bordo-mavililerin Boşnak hocasının söylem ayarlarını değiştirmesine neden olmuştu. Dün de gördük, gıdıkladılar, o da ilk yarıda. Hepsi bu. Trabzon bu takıma elenseydi aslında gerçekten mucize olurdu.
 
AMA anlaşılıyor ki Halilodziç'in kafası hâlâ çok karışık ve isterse Messi'yi alsın başkan daha bir süre böyle geçecek. Kafasında ne varsa oturtamıyor işleri bir yerlere. Artık başka takıma gitme olasılığı da ortadan kalktığına göre, durum onu gösteriyor, taşları yerine bir an önce oturtmalı. Neden böyle düşünüyoruz? E o kadar transfer yaptırdın, hâlâ da istiyorsun ama kadron "bunlar satılsın" diye milletin önüne attığın adamlardan geçilmiyor.
 
OYNASINLAR elbette de Mustafa, Soner ve nihayet Aykut ne demek oluyor? Yani hâlâ oyuncuları tanımakta, çözmekte mesafe alınamamış ya da bir başka saçmalık var. Hadi buna razı olduk diyelim, Cardozo neden kenarda? Sakat değilse ki, 70'te girdiğine göre değil, neden bekliyor? Koskoca Trabzon'un 90 dakika boyunca bulduğu ataklar, pozisyonlar onun oyuna girişinden sonra yaşanıyorsa ne oluyor? Yine ilk maçın her şeye rağmen en iyilerinden Yusuf neden kenarda? Onun yokluğunda koskoca maç kenardan tek bir bindirme hamlesi becerdi mi koca takım?  
 
HADİ ARTIK
 
SORUYORUZ, zira bu tur maçı? Prestij maçı, deneme, araştırma işi değil! Üstelik, artık neyi düşündüyse, stratejisinin altında ne varsa hocanın, hesap tutmayabilirdi de. İlk yarıda biri direkten dönen, ikisi Onur'un büyük mücadeleyle önlediği üç pozisyonu unutmamak lazım. Topa da istediğimiz gibi sahip olamama, sürekli özellikle sol kanattan adam kaçırarak tehlike altında kalma böyle kolay bir rakibe karşı hiç de iyi görüntüler değildi.
 
CARDOZO'NUN katkısı ve Rostov'un yorgunlukla gardının iyice aşağı düşmesi Trabzon'a turu getiren işler oldu. Hadi artık Halilhodziç! Helvanın kokusunu duyalım!