19 Eylül 2014 Cuma


BU Vahid Hoca artık takıma güvensizlik laflardan vazgeçmeli ve onlara güvendiğini söylemeli. Bu ikinci. Rostov maçından önce de salladı dün de. Buyur Halilodziç Hoca. İşte Trabzon. Güya tanıyorsun. Şahane. Bravo Trabzon. Bravo. 
 
ÇOK ilginç bir maç oldu. Her şeyden önce deplasmanda bir puan, grup mücadelesi özelinde iyidir. Ama daha önemlisi F.Bahçe-Terbzon golü yediği anda da, öncesinde de, sonrasında da maçı hiç bırakmadı, ama hiç. Çok koştu çok mücadele etti. Berabere de bitse bu gerçek değişmezdi. Ama çok farklıydı Trabzon dün gece. 
 
BUNDA belki bir ölçüde de Metalist’in ortaya koyduğu mücadeleye ister istemez eşlik etme, karşılık verme, direnç gösterme gerekliliğinin farkında, sorumluluk alan futbolcu sayısının hiç de az olmaması katkıda bulunmuş olabilir. Ayrıca kalitelerinin de farklılığını  unutmamak lazım. Galip durumda olan deplasman takımına yüklenme gerçeği de elbette yaşanacaktı. Metalist bunu 2. Yarının ortalarından itibaren belirgin bir şekilde gösterdi ve golü de buldu ama yine de Trabzon maç bütününde alkışı kesinlikle haketti.
 
TRABZON rakibinden çekinmeden ciddi ciddi önde basarak, çok ama çok koşarak mücadeleyle maça başladı. Özellikle yabancıların ortaya koyduğu istek, kalite dikkat çekiciydi. Bunda özellikle Constant ayrı bir sayfa açmayı gerektirecek kadar farklıydı. Eforunu golle süsledi. Gol Metalist’in istediği baskıyı kurmaya doğru gittiği bir süreçte gelerek tabloyu değiştirdi. Artan  özgüven ve buna bağlı olarak sahaya daha iyi yayılma topa da daha fazla sahip olmasını sağladı Karadeniz ekibinin.  Bu tabloda sırıtan, özellikle rakibin kanat toplarında yerinde ve zamanında müdahale edemeyen Zeki ve Musa’nın neden olduğu anlardı ama onlarda da iki kez Onur üzerine düşeni fazlasıyla yaptı.
 
SON VURUŞ EKSİKLİĞİ
 
TRABZON ikinci yarıya da skoru koruma derdinde bir anlayışla başlamadı. Hatta Halilodziç Cardozo’yu oyundan alırken başka bir golcüyü Yatabare’yi sahaya sürdü. Golde Zeki’nin hatası vardı ama rakiple boy farkı  Onur’u da kafa vuruşunda çaresiz bıraktı. Buna rağmen Trabzon’un bulduğu üç kontratak hiç de yabana atılır cinsten değildi. Burada da sorun pas tercihi ve vuruş kalitesindeki eksiklikti. Son dakika golü de zaten sahada nasıl bir takımın olduğunun tek kelimeyle imzasıydı.
 
KARADENİZ ekibi teknik direktörünün sürekli mutsuz yüz ifadesine rağmen Rostov maçından sonra bir kere daha umut verdi. Bu gruptan da elini kolunu sallayarak çıkar.