13 Ağustos 2006 Pazar


Trabzonspor'un zorla bulduğu, çalıştığı yıl kadar takım değiştiren yeni hocasının 3 maçta ortaya koyduğu 'performans', kredi kartıyla malı bedava aldığını sanan ama sonra temerrüte düşen 'kartzede' gibi... Bilmeden harcıyor... Böyle giderse "yandım" diyecek, o kaçacak ama olan yine Trabzon'a olacak. Kıbrıs'ta Gökdeniz'i kesen Lazaroni, dün de Szymkowiak'ı kenarda oturttu. Listeyi gören futbolcu bilmez mi hocanın kafasının net olmadığını, sarsılmaz mı güveni?

Ersun Yanal futbolcularını "Puan alın" stresine sokmuyor "Oynayın, eğlenin" diyerek salıyor sahaya. Yani Trabzon'un karşısında "şeker" gibi rakip. Açık oyunuyor. Üstelik nam saldığı sertlikten eser yok. Tam Szymek'lik. Topu alacak, sağa, sola, araya atacak... Ama Hasan sahada... İlk yarının kahramanı kaleci Tolga dersek Trabzon'un nasıl bocaladığı kolay anlaşılır. Öyle elini kolunu sallayarak geldi ki Manisa, orta alanda öyle güzel bir baskı kurdu ki, Karadeniz ekibi Avni Aker'de maça çıktığına pişman oldu adeta.

Umut'un "inanılmaz" golü ile Manisa'nın skor derdine düşerek geri çekilme isteği Trabzon'a ancak 7-8 dakika hareketlilik kazandırdı. Devre onu da durdurdu. Marcelinho'nun kaçırdığı Kayseri'dekinin kopyası pozisyon akıllarda kaldı.

İkinci yarı, dakikalar ilerledikçe artık sıcağın damgasını vurarak iki takımın da "debelendiği" süreçti. Bu kontrolsüz hareketlere ve doğal olarak peşpeşe sarı kartlara neden oldu. Bu tabloya taraftarın Fatih Tekke tezahüratı da elbette anlamlıydı... Trabzonspor tercihlerini akıldan çok "inat"la kullanmanın bedelini 20 yıldır şampiyon olamamakla ödemeye devam ediyor...