13 Şubat 2017 Pazartesi


HAKEMİ konuşmayacağımız bir maç. Sadece 4-0’lık skorun rahatlığı değil. Yaşar hoca oyunu oynatmak isteyen, iyi niyetli, topa sahip olmak isteyen futbolculara imkân tanıyan bir havada yönetti maçı. Kutluyorum. O kadar hakem konuşulan bir atmosferde sonunda nefes aldık. 
 
İKİNCİ tebrik de Kasımpaşa’ya. Osmanlı maçında da stattaydım. Dirençlerini, disiplinlerini gördüm. Aynısını dün de tespit ettim. Ligin en iyi top oynayan 2. takımını ‘yenmesi gerektiği’ gibi yendi. Kemal Hoca rakibe çok iyi çalışmış. İlk yarıda dikkat ve beceriyle gelen iki gol sonrası, Başakşehir maça sadece 1 golle ortak olabilirdi; izin vermediler. Titi-Veysel bloğu, önde Abdullah-Sadiku; önde çıkana kadar Adem... Merkezi çok iyi kapattılar. Orjinal bir forvet arkası olmamasına karşın Castro, bu disiplinli merkezin önünde çok iyi bir grafik sergiliyor. 
 
BU kadar detayı şundan yazıyorum; maçı favori Medipol Başakşehir üzerinden okumak anlamlı değil. Karşıda rakibi iyi çalışmış mütevazı bir ekip ve başarısı var. Onun hakkı verilmeli. 
 
BİR GOLLE MAÇ DÖNEBİLİRDİ!
 
BAŞAKŞEHİR’E gelince! 46-65 arası bir gol bulsa, oyunu çevirebilirdi bile. Ancak geçen sezonun %40’ı olmayan bir Visca ile, 10. haftanın yarısı bile kalmayan Cengiz ile ‘takımın alamet-i farikası kanat oyununu’ sürdürülebilir kılmak imkânsız. 40 civarı orta geldi; mafiş! Adebayor bu işler için alındı. 
 
Bundan sonra üzerlerindeki en büyük baskı ‘şampiyon olurlar mı?’ sorusundan ziyade ‘bu transferler takımın kimyasını bozdu mu?’ sorularının üreteceği baskıdır. Çünkü şampiyonluğu içerisi değil, dışarısı telaffuz ediyor!