11 Nisan 2017 Salı


UTANMA sıkılma duygusu olmayan bir takımla işini doğru yapmaya gayret eden iki takımın karşılaşmasıydı! G.Saray, Başakşehir’e yenilemez mi? Elbette yenilir. Ama G.Saraylı oyuncuların kulübü, camiayı rezil etme hakları yoktur. Tonla para alan, köpeksiz köyde değneksiz oynayan, kıçı-başı belli olmayan bir futbol yönetimiyle, bu yıl aldıkları puanlar bile fazla! Hoca da sorgulanır bu saatten sonra! İçeride Fener’e kaybederse kimin gideceğini kimse bilemez! Bu işin G.Saray tarafı, yani içinde futbol olmayan tarafı! 
 
RAKİPTEYSE buram buram futbol vardı. 2-0 biten ilk yarıda 4 net pozisyon daha buldular. 2-0 biten 2. yarıda ise 3... Abartmıyorum 10-0 olurdu. Cengiz kariyer maçını oynadı. Adebayor, kariyerini anımsadı. Mossoro, maçın sökülüşündeki en önemli faktördü. Emre yönetti, üretti; takımı büyüttü. Caiçara döktürdü. 
 
VOLKAN ÜŞÜDÜ!
 
ALPASLAN ‘Ben bu akşam fazlayım galiba!’ dedi. Mahmut, alan bilgisinde bilge seviyesine erişti. Visca, bol bol gol kaçırdı. Yalçın ile Epureanu’ya iş düşmedi. Volkan kalesinde üşüdü! G.Saray’ın ‘Adana maçındaki kadar yumuşak olmasında sakınca görmediği’ merkez orta sahasının her santiminde kedi-fare gibi oynadılar.
 
RODRIGUES, Bruma, Yasin gibi aynı tip 3 oyuncunun hücum bölgesinde topla oynamak yerine alıp gitmeyi tercih edeceğini herkes gibi Avcı da biliyordu. Bu tercih işine geldi. Selçuk/Josue’ye yapılan alan baskısı merkezde Mossoro’yu, kenarlarda Cengiz ile Visca’yı maç boyu kaymaklı ekmek kadayıflarıyla buluşturdu. Sonunda Mustafa’dan dahi gol yemeyi başardı G.Saray... Utanma sıkılma olmadıktan sonra bir oyuncu grubunda... Dua etsinler, yedek kaleci Ufuk atmadı!