28 Mayıs 2017 Pazar


MANİSASPOR küme düştüğü yıllarda o takımdan sanırım 8-9 oyuncu ligde kalmıştı. Ligin sonlarında düşen takımların bilhassa yabancıları takımı kadar ‘kendine de’ oynayacaktır. Adanaspor’da Magaye başta olmak üzere neredeyse tüm oyuncular böyle hareket ediyorlar. İyi de oluyor. Oynadıkları maça heyecan kalite getiriyorlar. Eyüp hoca da onları sanırım ‘ligde kalamadık ama ligde kalın’ şeklinde motive ediyor. 
 
TÜRKİYE Kupası maçını düşünerek 6-7 asını kenarda 11’e almayan Abdullah Avcı’nın planı maçın ilk bölümünde tutmuştu. Mahmut-Holmen merkeziyle oyunu doğru yerlere yönlendiriyor, kenarlardan bek katkılarıyla hücumda çoğalma suretiyle oyunu kendilerinde tutuyorlardı. Adana hiç oyuna giremedi. 12’de golü atan Doka’nın 36’da atılması sonrası ise dengeler Adana lehine değişti. Ufuk’un hatasından 30’da yenen gol de cesaret verdi deplasman ekibine. 
 
ASLA YENİLMEYELİM!
 
İKİNCİ yarı Başakşehir çıktıkça,  Adana arkada boş alanlar buldu. 10 kişi olmasına rağmen ve sadece 56-64 arası 4 net pozisyon vermesine karşın kenardan Abdullah Avcı, takımının hep galibiyete gitmesini istedi. 3 değişikliğinde de fikri asla ‘yenilmeyelim’ değil; kazanalım yönündeydi. Nitekim İtalyan Napoleoni, çoğu maçta yaptığını dün de yaparak hocasının mutlu olmasını sağladı. 
 
ÇÜNKÜ Avcı anlaşıldığı kadarıyla kupa öncesi ‘diğer’ oyuncularının da özgüvenli olmalarını istiyordu. Konyaspor gibi ‘kompakt’ bir ekibi 11 oyuncuyla değil, belki de 120 dakikada (hatta penaltılarda) en az 14 kişiyle yenmek gerekiyor. Seyir zevki yüksek maç oldu. Adanaspor, bir an bile maçı bırakmadı. Oyun zekaları, kondisyonları, pozisyonları yetti; kaliteleri galibiyete yetmedi.