28 Ağustos 2017 Pazartesi


BAŞAKŞEHİR’İN ilk golüyle başlamalı. Olağanüstü bir gol izledik. Elia da, Adebayor da, Visca da... Neticeyi Bosnalı almış olabilir. Ama öncesinde ikisinin yaptığı olağanüstü işler vardı. Elia aşırttı, Togo’lu kafayla arkaya indirdi; Vişça gereğini yaptı. Atak başlangıcından, topun sağ taraftan ölçülü çıkışından, Adebayor’un tehtidkârlığına enikonu bir gol izledik. 
 
BAŞAKŞEHİR’İN golüne kadar çoğu kez ‘Yahu bu Aykut Kocaman’ın Konyaspor’u mu?’ diye sordum kendime. Miloseviç’in sol içten sağ ayakla uzak direğe 2 şut denemesi dışında, adeta Kocaman Konyaspor’unu izledik.Hakçası Başakşehir buna mecbur etti rakibini. Öyle yüklendiler ki Konya’ya çıkmamayı bir tercih değil, bir zorunluluk haline getirdiler. 
 
PEKİ neden sonuç alamadılar? Başakşehir, gelişen yapısıyla açık alan oyununu da seti de oynayabilen bir ekip. Ancak Konya neredeyse kalesinin önüne yaslanınca Mossoro, Adebayor, Visca çok sıkıştı. Beklerden yeteri katkı gelemeyince, Elia da oyuna katılamayınca ceza sahasındaki kalabalık, daha da kalabalık olan rakip tarafından eritildi. 
 
BABACAN ÇOK FORMSUZ!
 
KONYA ilk gole kadar da benzer formatta oynadı. Ne zaman Visca golü buldu, Konya hayata döndü. 66 ve 67. dakikalarda buldukları, biri direkten biri Volkan’dan dönen iki top ile beraberliği bulsalardı maça ortak olma ihtimalleri vardı. Oyuna 1-0’dan sonra forvetleri (Ezekiel-Evouna) alan  Mustafa hoca, haklı olarak merkezi boşaltınca Başakşehir’in işine geldi. Visca ve Elia’ya daha rahat toplar atıldı. Onlar işleyince, 75’lerden sonra daha etkili oldular. Virtüoz Emre, Mahmut’un kafasına topu çarptırıp maç da 2’ye gelince iş bitti...
 
TABİİ hemen öyle sanmamak lazım! Son haftaların büyük formsuzu Volkan Babacan’ın içeri aldığı topla umutlanıverdi Konya. Ama maçı deneyimiyle kazandı Başakşehir.