10 Eylül 2017 Pazar


Hiddink milli takımda göreve başladıktan sonra ilk kampı Amerika’da yapar. İlk antrenmanda yardımcısı Oğuz Çetin’i yanına çağırır bir süre sonra! ‘ Oğuz.. Şu sol taraftaki esmer çocuğa lütfen pozisyon almayı öğret!’ O çocuk, o yıl Beşiktaş’a 6 milyon Euro’ya transfer olan İsmail’dir! 2. Başakşehir golünde aklıma bu anektod geldi! 8 yıldır değişmeyen, gelişmeyen İsmail... Tüm maçı bir oyuncu ve pozisyon üzerinden okumak mümkün değil. Ancak 10 transfer yapan F.Bahçe’de bir sol istihdamı sağlanamaması bu tip sıkıntıları beraberinde getiriyor! 
 
BAŞAKŞEHİR oyuna Volkan’ın ve defansın ortak ikramıyla 1-0 önde başlayınca ilk yarı süresince oyunu vermedi. 2’yi de bulunca iyice rahatladılar. F.Bahçe, Vardar ve Trabzon maçlarında olduğu gibi ‘çabaladı’. Taktik disiplini olmaksızın ceza sahasında didinip durdular! Valbuena’nın önderliğinde atakçıklar geliştirdiler. Ceza sahasına bol orta kesip durdular. Kalabalıktan sadece 1 gol buldular. Aykut hoca  gibi hayat prensipleri bulunan bir adamın, haziran başından beri (elbette transfer gecikmelerini atlamıyorum) taktik disiplini sağlayamamasını anlayamıyorum. Valbuena olmasa rakip kaleye gidemeyecek bir ekip vardı sahada!
 
KERİM İLK KEZ BİR MAÇ ALDI
 
2. yarı oyun yine ‘çabalayan’ F.Bahçe lehineydi. Topa çok sahip oldular, dönenleri topladılar, rakibi baskıladılar. Ancak hep ‘gelişigüzel, doğaçlama, baştan savmacı, plansız!’. Böyle olunca da iş yine duran topa kaldı. 2-2 de bulundu. Ancak plan olmayınca, yine PLAN kazandı. Abdullah Avcı’nın taa milli takımdan beri çok güvendiği Kerim belki de Türkiye’de ilk kez bir maç aldı. Başakşehir, 2. yarı oyununu bozmaz, özgüvenli devam eder diyordum devre arası! Yanıldım! Oyunu verdiler skoru ve maçı aldılar. İzleyenlere keyif veren bir maç oldu. Fırat Aydınus 2. F.Bahçe golünde ‘pek sevdiği’ müzakere sonucu doğru kararı verdi, doğrusunu yaptı.