23 Ekim 2017 Pazartesi


ÖNCE hakem Cüneyt Çakır! Bilançoya sığmaz tonla hatası var da... Arkadaşının kafasına atılan cisim sonrasında soyunma odasına gidememesi, o ana kadarki düdüklerine güvenmediğinin açık kanıtı. İki takım aleyhine de sonuca etki ettiği kesin. Yardımcısı Tarık Ongun’a gelen cisim ve Younnes Belhanda’nın atılması sonrası iklim değişti; Akdeniz oldu.
 
MAÇA gelince! Bana hiç sürpriz değil; ne oyun ne skor. İki teknik adam da hafta boyu bunu öngördüler, belki de istediler. Giden sistemi çomaklayıp 3’lü histerisiyle kumar oynayan Igor Tudor da, puan almasıyla yarışta kalacağını bilen Aykut Kocaman da maçın lezzetini sıfırladılar. Çakır da yardım etti tabii...
 
G.SARAY’IN başlardaki baskısı netice vermedi. F.Bahçe 38-45 arası oyunu ele aldı. İkinci yarıya G.Saray istediği baskı ile başlayamadı. Tarık Ongun ve Younnes’in olayları seyirciyi de maçtan koparttı.
 
ADINA YAKIŞMADI
 
KARŞILAŞMANIN 20 dakika 1 kişi eksikle oyunu rakibe veren G.Saray, 1 puana da razı oldu. F.Bahçe ise 11’e 10 hiçbir üretimde bulunamadı! Sıkıcı, lezzeti az, gerginliği bol; kısaca adına ve büyüklüğüne yakışmayan bir derbi oldu!
 
TUDOR, ilk büyük sınavını veremedi. Fabrika ayarlarını bozdu takımının. Anlarım; F.Bahçe yaldır yaldır atak takımıdır da sen önlem alırsın. İddaa oranlarından, kamuyoundaki havaya; camiadaki güvenden 51 bin kişilik tribüne kadar herkes galibiyete inanmışken, G.Saray’ın hocası galibiyete yeterince inanmış mıydı acaba? Ben pek emin olamadım da!