14 Kasım 2017 Salı


DEVRE arasında yazıp gönderiyorum yazıyı! 2-0 gerideyiz! 6-0 da bitse, 5-2 de bitse fikrim değişmeyecek! Yol yakınken Lucescu’yu gönderelim! Uymadı bize; uzatmamalı bu nikahı! Çünkü ne eylemleri tutuyor söylemlerini, ne söylemlerinin iler tutar yanı var! Fatih Terim sonrası yangına örtülen battaniyeydi! Sönmedi o yangın, sönmeyecek de! İstediğimiz kadar ‘geleceğimizi Luce etrafında yapılandıracağız’ desek de subasmanı dahi çıkamayacağız!
 
GELECEĞİNİ yapılandıracak takımda tam da oynamaya ihtiyacı olan 1997’li Enes niye oynamıyor da, gelecek Cuma-Salı arası 2 kritik maç oynayacak 1991’li Cenk tercih ediliyor? Ersun Yanal’a ‘bu çocuğu (Okay) stoper oynatırsan Türk futbolu 10-15 yıl stoper aramaz’ diyen hocamız, bırakın onu stoper oynatmayı 2.golde görüldüğü kadarıyla ona pozisyon alma tavsiyelerinde dahi neden bulunamamış? Takımlarında tam zamanlı forma bulan Emre Akbaba ve Deniz Türüç’e Arnavutluk maçında 11’de şans vermeyerek mi yeniden yapılanacağız?
 
HERKES İYİ NİYETLİ AMA...
 
İLK 11’imizin toplam A milli olma sayısı 167.
 
3 oyuncu (Barış, Atila, Kenan) ikinci maçlarına çıkıyorlar!
 
8 oyuncunun toplam milli olma sayıları 161.
 
BUNUN adı da hazırlık maçı!
 
VE bu ülke futbolu Luce ile yeniden yapılanacak öyle mi? 
 
SORUN Lucescu sorunu olmayı çoktan aştı!
 
SONUÇ umurumda değil. Bu ülke futbolu milli mutabakata muhtaçtır! İnsanlar hocaya ve karar vericilere inanmıyorlar! Ülke futbolunun gerçekten bir yeniden yapılanmaya ihtiyacı var. Sayın Cumhurbaşkanı bence şifreyi verdi. 31 Mayıs 2019’a kadar kendimize çeki düzen verelim. Yabancı sayısından tut altyapı sistematiğine, milli takım hocasından al da yetiştirici yetiştiriciliğine!
 
HERKES iyi niyetli... Ancak olmuyor! Mevzu artık galibiyet, mağlubiyet değil; mevzu yeniden kâmil bir yapılanma ve milli mutabakat!
 
NOT: Bu Antalya zemininde milli takımında Messi oynasa ne olur!