02 Nisan 2018 Pazartesi


İSTANBUL Adaları’nda faytonlar olur. Yıpranmış, yaşlı, yorgun atlar... Hayattan bezmiş kolları bacakları tutmayan... Üzgünüm Trabzonspor’un dün geceki hali aynen buydu. Halbuki kalite olarak tablo şu.. Öndeki 6’lının merkezinde 2 geçen yılın Milanlısı, 1 en iyi 5 Türk orta sahadan biri, iki kanatta ülkenin geleceği 2 oyuncu, en önde de en iyi Türk golcülerden biri var! Kağıtta sorun yok yani. 
 
MESELE kuvveden fiile geçebilmek. Koca 90 dakikada sadece 46-56 arası... 52’de Yusuf’un karşı karşıya kaldığı ve Muslera’nın kurtardığı pozisyon dışında gol dahil heyecanlandıran anları yok! Hem yapamadılar, hem G.Saray yaptırmadı. Çok büyük iş yaptı G.Saray ilk 15 dakika itibariyle... Kımıldatmadı. 
 
GOL 7’de gelmezse 17’de gelecekti. O güneşe kar dayanamazdı! Belhanda ve Mariano müthiş bir 30 dakika oynadılar. Selçuk ve Donk (manasız sarı kartı!) deneyimleriyle önde baskının arkadaki mimarı oldular. Gomis’i ve Gary’i çok etkin göremesek de önde baskıda onlar da hep oyunun içindeydi. Trabzon’u hep geri ittiler. İkinci yarı 56’ya kadar Trabzon oyunu ele alsa da Rıza Hoca’nın Okay’ı stopere alışı işleyen ritmi bozdu. Bir de Okay, Gomis’in golünde hata yapınca maç koptu, G.Saray o anda maçı bitirdi. Sonrasında birkaç etkili pozisyon dışında oyununu ekonomik kullandı. Kart cezalısı, sakat vermeden maçtan çıktı.
 
NE GOLDÜ ÖYLE!
 
BİR not Abdülkadir’e... Olsun genç adam... İlk goldeki hata her oyuncunun başına gelebilir. Asla vazgeçme! İkinci not G.Saray taraftarına... 2 yıl Beşiktaş taraftarının maça olumlu etki yapma şampiyonluğunu bu yıl ele geçirdi. İç sahada çok çok etkinler. Rıza hoca da basın toplantısında bu konuya değindi. Son not Kucka’ya... O ne goldü öyle.. Şapka çıkartıyorum..